Yaya Geçidinden Geçmek
(Işıksız Kavşak – Geçitler)
Yaya geçitlerinden geçerken nelere dikkat etmeliyiz? Bu günkü konumuz hemen her gün yaptığımız bu hareketin ne tür tehlikeler içerebileceğini sizinle paylaşmak.
Yaya geçitlerinden geçen insanları hiç izlediniz mi? Daha çok bir düzen mi gördünüz, yoksa karışıklık mı?
Yaya Geçidinden Geçmek
(Yansı 1)Yapılması gereken en uygun davranış yaya geçidinin kullanılmasıdır. Ancak, bazen yaya geçidinin işaretlerle belirlenmediği bir kesimden karşıya geçmek gerekebilir. Eğer yakında trafik ışıklarıyla kontrollü yaya geçidi ya da alt-üst geçitler bulunmuyorsa, herhangi bir yer yerine yaya geçidinden geçmek daha güvenlidir. Unutulmamalıdır ki, geçişe başlamadan önce trafik sağ ve sola bakılarak kontrol edilmeli, geçişin güvenli olacağına kanaat getirilirse yola çıkılmalıdır. Bu durumda; yaklaşan araçların uzaklıkları ve hızları doğru tahmin edilerek, hızlı (ancak acele ederek ve koşarak değil) adımlarla karşıya geçilmelidir. Özellikle 07-12 yaş öğrencilerinin bu tahmin, değerlendirme becerisinin yeterince gelişmemiş olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.
Kavşaklardaki yaya geçitleri kullanılırken, çapraz bir geçiş yapacaksanız mutlaka iki aşamada geçişinizi yapınız. Trafik şeritleri üzerinde bulunacağız mesafe ve zamanı, yaya geçitlerini kullanmak şartıyla, çok kısa tutunuz.
(Yansı 1/a, 1b)Eğer siz kaldırımdayken yaya geçidinin önünde,araç sürücü ya da sürücülerinin sizin geçişiniz için durakladıklarına kanaat getirmişseniz, yine de onlarla bir göz kontağı kurmayı ihmal etmeyiniz. Eğer tamamen durduklarına emin olursanız, yola çıkınız. Size yakın olan aracın durmuş olması,bütün tehlikelerin bitmiş olduğu anlamına gelmez. Yol genişse, bu aracı sollayacak ya da, yol iki yönlüyse karşıdan gelebilecek bir aracın varlığını aklınızdan çıkarmayınız. Eğer trafiğin geliş ve gidiş yönü, yol ortasında bir adacıkla bölünmüş ise, mutlaka bu adacıkta durup, diğer yönü kontrol ederek geçişinize devam edip etmeyeceğinize tekrar karar veriniz.
Üst Geçitleri Kullanmalıyız !
Alt Geçitleri Kul
lanmalıyız !Bu konuda alt ve üst geçitleri kullanmanın gerekliliği ve kullanılmadığında neler olabileceği açıklanacaktır. Ayrıca geçitleri kullanmada istekli olmanın önemi vurgulanacaktır.
Alt ve üst geçitleri kullanmadığımızda bizi ne gibi tehlikeler bekliyor? İşte bu konuyu işlediğimizde geçitleri kullanmada daha duyarlı olabileceğiz.
2- Alt ve Üst Geçitleri Kullanma (Yansı 2)
Yaya olarak trafikte güvenle karşıdan karşıya geçmek istiyorsak ve eğer bulunuyorlarsa, mutlaka alt ve üst geçitleri kullanmamız gereklidir. Trafik ışıklarıyla kontrol edilen kavşaklar ve geçitler yakınınızda olsa bile, alt ve üst geçitler varsa, bunları tercih ediniz. Çoğu kez, hemen hepimize bu geçitleri kullanmak biraz zahmetli ve zaman kaybettirici gelir. Bu doğrudur. Biraz zahmet çekersiniz, biraz zaman kaybedersiniz. Ancak güvende olursunuz, size ve yakınlarınıza onulmaz acılar verecek, yeri doldurulamaz can kayıplarınızdan ya da sizleri sakat bırakacak yaralanmalardan kurtulmuş olursunuz. Sizin, aileniz ve ülke için en değerli şey yaşamınızı sağlıklı sürdürmenizdir. Bu nedenle, hiçbir zaman alt ve üst geçitlerde geçecek birkaç fazla dakikayı, birkaç fazla merdiveni ya da yürünecek birkaç metre fazla mesafeyi sorun yapmayınız.
Unutmamanız gereken bir başka gerçekte şudur: Alt ve üst geçitler, normal yaya geçitlerine göre çok pahalı yapılardır. Bunları yerleştirenler, mutlaka yol üzerinden karşıya geçişlerde çok fazla kazalar olduğu için bu kararı almışlardır. Seçilen yerler, çok fazla aracın yüksek hızlarda seyrettikleri cadde ve yol kesimleridir. Çoğu kez bu geçitler yerleştirildiği için, idareciler normal yaya geçitlerini kaldırırlar ve hatta bu tür karşıya geçişlerin yapılmaması için engeller yerleştirirler. Dahası alt ve özellikle üst geçitlerin varlığını gören sürücüler, birde yol üzerinden direkt geçişlerin engellendiğini de fark ederlerse, daha hızlı araç kullanmak için kendilerini mazur görürler. Buradan çıkarılacak sonuç şudur: Eğer cadde üzerinde, alt ya da üst geçit bulunuyorsa, karşıya geçişlerde mutlaka ve mutlaka bu geçitleri kullanmamız gereklidir.
Bölünmemiş Cadde Kesimin-den Geçiş
Niçin bölünmemiş cadde kesimlerinden karşıya geçmek tehlikelidir? Eğer böyle bir caddeden geçmek zorundaysak nelere dikkat etmeliyiz.
Bölünmemiş cadde kesimlerinden geçtiğimizde karşılaşacağmız tehlikeler en az iki kat daha fazladır. Eğer bunun yaratacağı tehlikeleri bilirsek can güvenliğimizi korumuş oluruz.
Bölünmemiş (orta refüjsüz-geniş cadde) Cadde Kesiminden Geçiş (Yansı 3)
Mümkünse böyle bir geçiş yapmayınız. Gerekiyorsa, biraz daha kaldırım üzerinde yürüyerek trafik ışıklarıyla kontrollü ya da bölünmüş bir kesime gelerek geçişinizi yapınız. Sevgili çocuklar, böyle bir kesim, sizlerin okul yolu üzerindeyse, anne ve babanızla birlikte, daha güvenli yeni bir güzergahı birlikte belirleyiniz. Bu seçiminiz daha uzun bir yolculuğu gerekli kılabilir. Ancak unutmayınız, birinci öncelik her zaman sizlerin güvenliğidir. Trafikte en açık tehlikeye maruz kesim “korunmasız yol kullanıcıları” yani yayalardır. Eğer kaçınılmaz bir şekilde, böyle bir geçiş yapılacaksa, mümkünse anne ya da babanız size eşlik etsin ya da okul servisleri servis kullanın. (Yansı 3)
Bölünmemiş bir yol kesiminden karşıya geçmeniz kaçınılmaz ise daha da fazla dikkatli olmanız gerekmektedir. Burada bölünmemiş yol olarak, gidiş ve geliş şeritleri yayaların kısa süre güvenle bekleyebilecekleri orta adacıkla ayrılmamış genişliği 7 metreden fazla yollar kast edilmektedir. Özellikle trafik ışıklarıyla kontrol edilmeyen kesimlerde, öncelikle şu kontrolleri yapmanız gerekmektedir:
Yukarıda belirtilen tehlikelerden ötürü 07-14 yaş öğrenciler böyle bir geçişi yapmaktan kesinlikle kaçınmalıdırlar.
Eğer karşıya geçeceğiniz bölünmemiş yol kesimi, trafik ışıklı bir kavşak ya da yaya geçidiyse daha güvenli bir ortam söz konusudur. Bu durumda “yayaya yayan yeşil ışık” yanarken karşıya tamamen geçmeye çalışınız. Hiç bir zaman yaya yeşil ışığına geç girmeyiniz.
Karşıdan Karşıya Geçişte Yetersiz Oryantasyon
Bu konu karşıdan karşıya geçerken eğer yeterince dikkatimizi toplamazsak karşılaşabileceğimiz riskleri içermektedir. Ayrıca karşıya geçerken neleri yapmamamız gerektiği vurgulanmaktadır.
Cadde üzerinde her seferinde bir saniye daha fazla dursak başımıza neler gelebilir? Karşıdan karşıya geçmeyi yeterince önemsiyor muyuz?
Bu metinde sıklıkla söz edileceği gibi trafikte bulunmak, herkes ancak özelikle siz çocuklar ve gençler için oldukça tehlikelidir. Bu tehlike, yaya olarak trafikte
bulunulduğunda ve caddelerden karşıdan karşıya geçişlerde daha da artar. Bu nedenle “karşıdan karşıya geçişlerin” neredeyse bir sınav ciddiyeti ve özeni içerisinde başlaması, sürmesi ve tamamlanması gerekmektedir. Oysa ki, ilköğretim öğrencileri yaşları gereği, ortaöğretim öğrencileri ise çevre ve arkadaşlarıyla diyalogları gereği bu yoğun konsantrasyonu sıklıkla sağlayamazlar. Sizlere bu özel uyarı ve bilgilendirmenin, bir alışkanlık kazandırılana kadar sürekli yapılması gereklidir.Karşıdan karşıya geçişte, tüm dikkatin trafik ortamına yoğunlaştırılması gereklidir. Karşıya geçişin güvenli olduğu kararı verilirken ve geçiş sırasında hiç bir zaman dikkati dağıtıcı şeylerle uğraşılmamalı ve bu şekilde düşünülmemelidir. Gazete, dergi karıştırılmamalı, arkadaşlarla şaka yapılmamalı ve trafikte uyarıcı sözler dışında özel sohbet konuları açılmamalıdır. Geçiş kararı alınması ve geçiş eylemi çok hızlı, aceleci ve dağınık yapılmamalıdır. Özellikle, geçiş sırasında hızlı olunmalı, ancak koşulmamalıdır. Trafik dışı çevreye bakarak dikkat dağıtılmamalıdır. Eğer varsa, yaya geçidi işaretleri üstünden ve bulunuyorsa sinyalizasyon- durma çizgileri yönünden yürünmelidir. Trafik ortamında dikkatin dağıtılmasında bir saniye bile çok önemlidir. Bir saniye bile, kararınızı ya da geçişinizi olumsuz etkileyecek dikkat dağıtıcı işler ve düşünceler içinde olmayınız.
Araçlara Olan Mesafenin ve Araç Hızlarının Yanlış Değerlendirilmesi
Şimdi araçların hızlarını ve bize olan mesafesini nasıl kestirebiliriz, eğer kestiremezsek ne tür tehlikelerle karşılaşabiliriz konusunu birlikte işleyeceğiz.
Kazalardan sonra “anlamadım nereden çıktı, birdenbire arabayı yanı başımda gördüm” gibi ifadeler kullanan kişilerle karşılaştınız mı? Sizce neden bu tür ifadeleri kullanmış olabilirler?
Karşıdan karşıya geçişlerde sıklıkla tereddüde düşülen konu, yaklaşan araçların hız ve mesafeleridir. Şehir içlerinde izin verilen maksimum hız 50 km/sa.’dir. Bu hızda, 1 saniyede katedilecek mesafe yaklaşık 14 metredir. Oysa, çoğu kez sürücülerin bu hız limitlerinin üzerinde seyrettikleri ve bazı büyük şehirlerimizde varolan kent içi çevre yollarında,bu hızların 100 km/saatler seviyesine çıkabildiği gözlenmektedir. Bu durumda aynı aracın 1 saniyede katedebileceği mesafe yaklaşık 28 metre olmaktadır.
Bu nedenlerle, karşıya geçişte yaklaşan trafikle ilgili doğru bir hız ve mesafe tahmini yapmak yaşamsal önemdedir. Bu yeteneğinizi geliştirmeye çalışınız. Güvenli alanlarda, örneğin evinizde, caddedeki trafiği, önceden saptadığınız mesafeler ve bir saat yardımıyla gözleyerek, hızlar ve mesafeler üzerine uygulamadan dersler çıkarmaya gayret ediniz.
Geçişe Başlarken Araç Sürücülerince Gördüklerini Garantilememek, Park Edilmiş Araçların arasından Geçiş
Biz araç sürücülerini gördüğümüz halde onlar bizi görmüyorsa ne tür riskler ortaya çıkabilir konusunu ele alacağız. Ayrıca park edilmiş araçların arasından geçildiğinde neler olabilir konusu üzerinde duracağız.
Sizce sürücüler her zaman yayalara yeterince dikkat ediyorlar mı? Bu konuda başınıza bir olay geldi mi?
6- Geçişe Başlarken Araç Sürücülerince Görüldüklerini Garantilememek; Park Edilmiş Araçların Arasından Geçiş (Yansı 7, 8)
Başlık anlaşılmıyorKarşıdan karşıya geçişte; eğer yaya geçidi trafik ışıklarıyla kontrol edilmiyorsa, araç sürücülerinin sizi gördüğünden emin olmanız gerekir. Bu
durumda durmuş, ya da durmak üzere olan araç sürücüleriyle bir göz kontağının sağlanması gereklidir. Bunun çoğu kez, el ve baş hareketleriyle desteklenmesine gerek yoktur. (Yansı 7)Türkiye koşullarında sinyalize olmuş yaya geçitlerinde de, göz kontağı sağlanması yararlı olabilir. Sürücülerin, bu tür yerlerde bile, yaya güvenliğine yererince ve kurallar çerçevesinde özen gösterdikleri söylenemez. Bu nedenle, sürücülere kendinizi göstermeniz ve niyetinizi belli etmeniz olumludur. Bütün bunların kaldırım üzerinde size ve sürücüye özel dikkat dağıtıcı ortamlardan yaratmadan yapılması gerekir.
Sıklıkla yapılan bir yanlış, park eden ya da durmuş araçların arasından, çevreyi kontrol etmeden yola fırlamanızdır. Bu son derece tehlikelidir. Bunun yerine, mutlaka çevreyi geçiş öncesinde kontrol edebileceğiniz ve çevrenin de sizi izleyebileceği kesim ve ortamlardan karşıya geçiniz. (Yansı 8)
Viraj/Kavşak Nedeniyle Yetersiz Görüş Olan Kesimden Geçiş
Konumuz yetersiz görüş olan kesimler nasıl anlaşılabileceği ve bu tür caddelerden niçin geçiş yapmamamız gerektiğidir?
Gözlerinizi kapatarak karşıya geçmeniz mümkün mü? Yetersiz görüş olan kesimler bunun gibidir. Bu kesimlerin nasıl anlaşılabileceğini öğrenirsek hem kendimizi hem başkalarını korumuş ve uyarmış oluruz.
Karşıdan karşıya geçeceğiniz kesim, hemen yakınınızdaki viraj ya da kontrolsüz bir kavşak nedeniyle yetersiz görüşe sahip olabilir. Bu tür durumlarda, yaklaşan araçların hız, mesafe ve manevralarını izlemek ve
tahminde bulunmak güçleşir. Sonucu ise, çoğu kez trafik kazalarıyla sonuçlanabilecek tehlikelerdir. Önemli olan, geçiş yapmak istediğiniz bölümün bu tür özelliklere sahip olduğunun öncelikle sizler tarafından ayırtedilmesidir. İzlediğiniz resimler, böyle bir fikrin sizde oluşmasına yardımcı olacaktır. Sizlere bazı uzaklıklar vererek karışıklıklara neden olmak istemiyoruz. Ancak, araçları ve manevralarını bulunduğunuz noktadan görememek yararlı bir ölçüt olabilir.Bu tür yerlerden geçiş yapmamaya gayret ediniz Görüşü uygun, yaya geçitli ya da trafik ışıklarıyla kontrol edilen bir kavşağa veya geçide ulaşmaya çalışınız. Bu bölgelerde güvenli bir geçiş tarifi vermek olanaklı değildir.
Kaldırımda Yeşil Işığı Bekleme Yeri
Bu konu kaldırımda yeşil ışığı nerede beklemek gerektiğini ile ilgilidir.
Çok basit gibi görünmesine rağmen yeşil ışığı bekleme yeri konusunda bir çok kişi hata yapmaktadır. Bu konuyu işlediğimizde güvenli bir şekilde yeşil ışığı beklemeyi öğrenmiş olacağız.
Trafik ışıklarıyla yönetilen bir kavşakta, yaya geçişi için ayrılmış bandı kullanmamız gerektiğini, yayalara yanacak yeşil ışıkta karşıya geçmemiz
gerektiğini biliyorsunuz. Peki bize yanacak yeşil ışığı nerede beklememiz gerektiğini biliyor musunuz? "Elbette biliyoruz" diyeceksiniz. "Kaldırımda"! Bu doğru, kaldırımda bekleyeceksiniz. Asla taşıt trafiğine ayrılmış yol üzerinde beklemeyeceğiz. Ancak sıklıkla yaptığımız yanlış şudur: Yine kaldırımdayızdır. Ancak farkında bile olmadan bir ayağımızı yol üzerine atmış olabiliriz. Ya da kaldırımın o kadar yola yakın kenarına gelmişizdir ki, yanımızdaki bir arkadaşımızın ya da herhangi birinin bilerek ya da bilmeyerek ufak bir dokunmasıyla kendimizi yol üstünde bulabiliriz. Bunun ne kadar tehlikeli olabileceğini düşünebiliyor musunuz? O halde ne yapmamız gerekiyor?Yanıtı çok basit. Yeşil ışığı öncelikle mutlaka kaldırım üzerinde ancak araç trafiği şeritlerinden uzak, güvenli bir köşesinde beklememiz gerekiyor
Trafik Işığının Yeşil Sürecine Çok Geç Girmek
Yayalara yeşil ışığın yanma süresi geçilen yolun uzunluğu dikkate alınarak saptanmıştır. Bu nedenle yeşil yandıktan çok sonra karşıya geçmeye çalışıldığında nelerle karşılaşabileceğimizi işleyeceğiz.
Siz daha yolun ortasındayken kırmızı yanarsa acele edersiniz. Peki aynı zamanda sürücüler de acele eder mi? Ederse ne olur?
2- Trafik Işığının Yeşil Sürecine Çok Geç Girmek (Yansı 11)
Karşıdan karşıya geçmek için, trafik ışıklarını göreceğiniz kaldırım başına geldiniz. Size yeşil ışık yanmasını beklediniz ve yanınca karşıya geçtiniz. Peki, bazen şu anlatacağım durumlarla karşılaşmıyor muyuz? Yaya geçidinin başına geldiniz yeşil ışık yanıyor, ancak onun ilk yandığı anı görmemişiniz. Ya da, bu noktaya yaklaşırken, görüşünüz öylesine açık ki, çok önceden yeşil ışık yandığını fark ettiniz hatta onlarca kişide sizden önce geçişini tamamladı ve karşıya geçti. Siz, bütün bu olanlardan sonra yol kenarına geldiniz. Size şunu öğütlüyoruz. Karşıya geçmek için çok kısacıkta olsa bir kez daha düşününüz. Eğer, geçişinizi o an yanmakta olan yeşil ışık süresince bitiremeyeceğinize karar verirseniz, lütfen geçişinizi bir sonraki yeşil ışığa erteleyiniz. Kendinizi olası tehlikeli bir duruma atmak yerine ( siz yolun ortasındayken, size kırmızı yanması ve bazı aceleci sürücülerin hareket etmesi gibi) bir kaç dakika gecikmiş olun, bir şey yitirmezsiniz.
Bazen de şöyle olur. Kaldırımın başında size yeşil ışık yanmasını bekliyorsunuz. Bu arada, arkadaşlarınızla sohbet ediyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki, yeşil ışık çoktan yanmış, yanınızdaki kalabalık karşıya geçmiş bile. Haydi aceleyle caddeye atıyorsunuz kendinizi çocuklar. Sözün özü şu: Size yanacak yeşil ışığı bekleyiniz ve bizlere tanınan bu güvenli geçiş aralığını doğru kullanınız, bu aralığın ortasında geçişe başlamamaya özen gösteriniz.
Trafik Işıkları Çalışırken de Araçlara Dikkat
Burada işleyeceğimiz konu trafik ışıkları çalışırken de bazı risklerin mevcut olup olmadığıdır.
Araçlara kırmızı ışık yanarken bazı sürücüler yinede geçiş yapabilirler mi? Buna kesinlikle evet diyebiliriz. O halde trafik ışıkları çalışırken de tetikte olmamız başımıza istenmeyen kazaların gelmesini
engelleyecektir. .3-Trafik Işıkları Çalışırken de Araçlara Dikkat! (Yansı12)
Bir başka dikkat göstereceğiniz konu ise, trafik ışıklı kavşaklarda, yayalara yeşil ışık yanarken, aynı zamanda sola ya da sağa dönen bazı araç hareketlerine de yeşil ışık yanmış olabileceğidir. Bu çok yanlış bir düzenlemedir ancak ne yazık ki bazen uygulanmaktadır. Bu koşullarda dahi, önceliğin yaya geçişlerinde olduğu doğrudur. Ancak, siz yine de tedbirli olup, bu tür kavşaklarda çok daha dikkatli bir biçimde geçişinize başlayıp, tamamlayınız.
Trafik Işıkları Çalışırken Polisin Kavşağı Yönetmesi
Şimdi işleyeceğimiz konu trafik ışıkları çalışırken ışıkları değil trafik polisinin işaretlerinin takip edilmesi gerektiği hakkındadır.
Özellikle akşamları geniş bulvarlarda polislerin hareketlerini izlemek oldukça zordur. Hele birden fazla polis varsa işimiz iyice zorlaşabilir. Ancak ışıkları dikkate almayıp polislerin işaretlerini izlemek işimizi çok kolaylaştıracaktır.
Bazı kentlerimizde, değişik zamanlarda çeşitli gerekçelerle trafik ışıkları çalışırken, trafik polisi kavşağı yönetmektedir. Size öğretilen trafik kurallarından anımsayacağınız gibi, bu durumda uymanız gereken trafik polisinin işaretleridir. Keşke bu durumlarda, polisimiz sinyalizasyonu çalıştırmasa ve siz ve sürücüler karışıklığa düşmese. Çünkü biliyoruz, bazı kavşaklar bir noktadan yönetilmeyecek ve yöneten kişinin her köşeden görülemeyeceği kadar büyük. Ancak, polis işaretini izlemeyi unutmayın, bu işaretin sürücülerce algılandığından emin olun. Bu şartlarda eğer geçişiniz güvenli ise, hareket edin.
Kaldırımın Olmadığı Ya da Kısıtlandığı Alanlarda Yürüme
Bu konuda kaldırımın olmadığı ya da kısıtlandığı yerlerde yürürken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve ortaya çıkabilecek riskler açıklanacaktır. Ayrıca gündüz ya da gece bu tür durumlarda alınabilecek önlemler vurgulanacaktır.
Kaldırımda yürümekte zorlandığı için araç sürücüleriyle kavga eden insanlarla karşılaşmışsınızdır. Bu tür durumlarda siz ne yapıyorsunuz. Almanız gereken önlemleri öğrenmek size yardımcı olacaktır.
Konu 1.2: Diğer Yaya Hareketleri
Özelikle iki küçük yerleşim yeri arasındaki taşıt yollarında bazen kaldırım olmaz ve yolun hemen yanlarında dar banketler bulunabilir. Şaşırtıcıdır ve ne yazık ki bazen şehir ya da kasabanız içinde de böyle caddeler bulunabilir. Bazen de ağabey ve ablalarınız araçlarını kaldırım üzerine park etmişler ve sizlere yürümek için çok sınırlı bir yer bırakmışlar, bazen onu bile unutmuşlardır. Ne yapacaksınız? Öncelikle bu tür yolları kullanmamanızı söyleyeceğiz. Mutlaka kullanacaksanız ya da birden böyle bir durumla karşılaştınız? Yolunuz her iki tarafında da siz yayalara ayrılan imkanlar birbirinin aynı. Yani sağ, soldan daha güvenli değil. Hemen yolun soluna geçin
ve yolun sol tarafındaki, kaldırım ya da banketleri kullanın. Böylelikle yürürken karşıdan gelen trafiği görme ve olası tehlikelere biraz önlem alma şansınız olacaktır. Düşünün sağda yürürseniz, arkanızda gözünüz yok ki, gelen araçları fark edebilesiniz! Çocuklar, gençler. Biliyoruz, ülkemizde yaygın değil ve şimdilik bulunmuyor. Ancak bakarsınız yakında satılabilir. Yaya reflektörlerinden söz ediyoruz. Bunlar üzerlerine gelecek ışıkları yansıtacak özellikte, giysinize takılabileceğiniz küçük parçalardır. Hani bazen, bisikletlerimizin tekerlerine taktığınız şeyler gibi. Özellikle alacakaranlıkta ve gece yürürken bu tür reflektörlerin, sürücülerce fark edilmenizde çok etkili oldukları bilinmektedir. Uygulayabileceğiniz, bir diğer basit önlemde yine karanlıkta, ışığı daha fazla yansıtan sarı vb. renkli giysi ya da ceketleri giymektir.Kaldırımda Yalnız ve Ebeveynle Yürüme
Kaldırımda yürürken trafik şeridinden uzak bölgeyi seçmemiz niçin önemlidir?
Bu konuda duyarlı olmak gerektiği vurgulanacaktır.Etrafınızda hız kurullarına uymayan yüzlerce sürücü varken kaldırım yerine yolda yürümek çok kötü kazalarla karşılaşmamıza yol açabilir. Peki kaldırımlar da doluysa ne yapılabilir?
Biraz önce, yeşil ışığı beklerken, yolun kenarına çok yaklaşmamanız gerektiğini belirtmiştik. Kaldırımda yürürken de benzer bir tedbir gerekli ve elbette yararlı olabilir. İster yalnız olalım, isterse anne ve babamızla birlikte; kaldırımda yürürken trafik şeridinden uzak bölgeyi seçmeliyiz. Özellikle küçük kardeşlerimiz aileleri ile birlikteyken, mutlaka kaldırımın binalara yakın bölümünden yürümeliler. Bazen büyükler bunu unutursa, lütfen siz hatırlatınız.
Yol Üstünde
ya da Yolla Teması Olacak Yerlerde OynamaŞimdi yolda ya da yola yakın yerlerde oyun oynamanın yol açabileceği tehlikeler üzerinde duracağız.
Yolda oyun oynayan bir tanıdığınızın başına bir kaza geldi mi? Oyun oynamak mı? Kaza geçirmek mi? Hangisi tercih
edilir sizce?Oturduğumuz mahallede, sokak aralarında özellikle futbol maçı yapmış ve değişik oyunlar oynamışızdır. Bunu sizlerde yapıyorsunuz, çünkü hepimize oyun oynayacak bahçe ve alanlar giderek azalıyor. Ancak, bugünün gençleriyle farkımız belki de bizlerin zamanında bu kadar fazla taşıt trafiği bulunmuyordu. Oysa şimdi, mahalle aralarındaki yollarda bile hızla giden birçok araç görüyoruz. Bu nedenle, sokak, cadde üzerlerinde top oynamayalım. Biraz daha yürüyerek, eğer varsa semt sahaları ya da daha güvenli alanlara ulaşalım. Top oynadığınız alanın güvenli olması, ancak topunuzun sık sık caddeye kaçmasının ne kadar büyük tehlikeler yarattığını sizler de biliyorsunuz. O zaman, bu tür yerlerinde uygun olmadığını görüyoruz. Büyüklerinizden yardım isteyerek mahallenizde en uygun olan bir ya da birkaç sokağın, “taşıt trafiğine kapalı olan yol” haline getirilmesi için ilgililere dilek ve önerilerinizi de götürebilirsiniz. Bunu unutmayın.
Okulla E
v Arasında Güvenli Yürüme Güzergahının SeçilmesiOkula yürüyerek gidenler için en güvenli güzergah seçimi nasıl yapılmalıdır?
Sizce öğrenciler evden okula giderken en kısa yolu mu yoksa en güvenli yolu mu seçerler? Niçin?
Şimdiye kadar ki konuşmalarımızda birkaç kez söz ettik. Belki de konumuza buradan başlamalıydık. Arkadaşlar, özellikle ilköğretim öğrencisi kardeşlerimiz için karşıdan- karşıya geçişlerin ve yaya olarak trafikte bulundukları yerlerin çok ama çok önemli olduğunu bir kez daha söylemeliyiz. Sizlerin trafikte bulunma nedeniniz genellikle ev ile okullarınız arasındaki yolculuklarınızdır. Bu yürüme güzergahını belki de farkında olmadan seçiveririz. Çoğunlukla yaptığımız şudur. En kısa yoldan gitmek ve dönmek. İlk bakışta yanlış bir seçim de değildir. En azından trafikte az zaman geçiriyorsunuz demektir. Ancak bu kısacık yolda, sizin için büyük tehlikeler taşıyan bir ya da birkaç kez caddeden karşıya geçiş bulunabilir. Belki de, hep kaldırımlar üzerine parklar yapılmış bir sokaktan yürüyorsunuzdur. O zaman, bu tehlikelerin yer almadığı ya da daha az olduğu, belki biraz daha uzun ancak daha güvenli bir yeni yolu bulamaz mıyız. Belki de bulabiliriz. Yapacağınız şey şudur: Ailenizle, varsa bir küçük şehir planı da kullanarak yeni yolları konuşmak ve en güvenli olanına karar vermek.
Bu yoldan öncelikle bir kez de ailenizle yürüyerek, seçiminizin doğru ya da daha güvenli olduğunu kontrol ediniz. Sonra da, çok önemli bir neden olmadıkça (kaza, yol kapanması gibi.) bir daha güzergahınızı değiştirmeyiniz. Eğer herhangi bir nedenle, sonraki günlerde, kullandığınız yolda tehlikeler yaratacak gelişmeler olursa o zaman ailenizle bir daha düşünebilirsiniz. Belki de vazgeçtiğiniz kısa yolda ya da bir diğerinde bu kez de güvenliğinizi artıracak bazı olumlu değişimler olmuştur. Örneğin daha önce trafik ışıklarıyla kontrol edilmeyen bir kavşağa, trafiği yöneten ışıklar konmuştur. Belki, kaldırımda araç parkları önlenmiştir. Belirli bir kesim de olmayan kaldırımlar, eklenmiş olabilir. Bütün bunlar sizin güvenliğinizi artıracak gelişmelerdir. Bazen tersi de olabilir. Uzun bir süreyle, karşıdan karşıya geçtiğiniz kavşaktaki trafik ışıkları çalışmayabilir. Ya da, bir nedenle sizin yolunuzdaki trafik çok artmıştır. İşte bu saydıklarımızda, sizin güvenliğinizi olumsuz etkiler ve ilk seçiminizi tekrar değerlendirme zamanınız gelmiştir.
Servise Binmek İçin ya da İndikten Sonra Karşıya Geçiş
Servislere güvenli biniş ve inişler için neler yapabiliriz? Şimdi hep birlikte bu konuyu ele alacağız.
Öğrenciler servise hep geç kalırlar nedense. Böyle durumlarda çok acele ettiğimizde başımıza gelecekleri düşünmek bile istemeyiz. Ancak bu tür kazalar çok sık oluyor ve bundan kurtulmak için yapılabilecek şeyler olmalı
.KONU 3: OTOBÜS/ SERVİS YOLCUSU OLARAK RİSKLER
(Yansı 18-19)
Hemen birçok şehirde, yerleşimlerin gelişimi ve trafiğin artmasıyla, evden okula ya da okuldan eve gitmeniz için okul servisleri çalıştırılmaya başlanmıştır. Belki de birçoğunuz bu servisleri kullanıyorsunuz. Şimdi ki konumuz, bu servislere binerken ve indikten sonra nasıl davranmamız gerektiği ile ilgili. Genel olarak şunu unutmayın. Servis araçlarınızın her dört tarafından yaklaşık 3’er metrelik mesafeler, araçla ilgili potansiyel tehlike alanlarıdır. Kaldırım üzerinde, güvenli bir yerde servisi bekliyorsunuz. Ya da daha da kötüsü, geç kaldınız. Evinizden servisinizin kornasını duydunuz ya da pencereden gördünüz. Hemen aşağıya iniyorsunuz. Çoğunlukla da servisi yakalamak için hızla, dikkatsizce karşıya geçiyorsunuz. Yaptığımızın ne kadar tehlikeli olduğunu yinelemeye gerek var mı? O sırada aniden geçen bir başka aracın yaratacağı tehlikeler çok açık.
Şimdi birde servisten indikten sonrasını düşünelim. Bazı arkadaşlarınız çevresini ve yoldaki trafiği hiç kontrol etmeden, bazen duran servisin önünden kendisini yola atar. Hani trafiği kontrol ettikten sonra karşıya geçecektik? Hemen unutuverdik. Sevgili çocuklar, gençler. Ne kadar telaşlı ve dalgın olursanız olun, lütfen dikkatinizi toplayın ve karşıdan karşıya geçerken yapmanız gerekenleri unutmayın. Mutlaka, trafiği kontrol ederek en güvenli yerden dikkatlice karşıya geçiniz. Bu konuda, servis şöförü ağabeyinizle de konuşmayı ve sizi hataya düşürecek davranışlardan kaçınmasını ve bazen de sizleri onun uyarması gerektiğini siz ona hatırlatın. Daha güvenli bir yerde durması, imkan varsa, sizi kaldırım üzerinden almak şartı ile, sizin bulunduğunuz yol kenarına yanaşmasını isteyebilirsiniz ondan. Bundan başka yapacaklarınızda var. Mümkünse, zamanınızı doğru kullanıp, evinizden gecikmeden çıkıp, servisinizi kaldırımda bekleyiniz.
Okula giderken taşıdığınız ders malzemesinin bile trafik güvenliğinizle ilişkisi vardır. Mümkünse ağızları özenle kapanmış ve taşıması kolay ve alışık olduğunuz çantalar kullanınız. Araçlardan binerken, inerken ya da indikten sonra yürürken düşürebileceğiniz malzemeler, sizi hemen hiç düşünmeden yerden onları almaya yöneltecektir. İşte, servisiniz çevresindeki potansiyel tehlike alanlarında bu başınıza gelirse, servis sürücüsünün ya da diğer sürücülerin sizi farketmeme olasılıkları vardır. Servisin hemen arkasında böyle bir olay meydana geldiğinde, belki de geri manevrayla yola çıkacak servis şoförünüzün sizi görmeme olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, asla elinizde kitap, defter taşımayınız, ağızları açık çantalarla hareket etmeyiniz.
Araç sürücülerine de anlatacağımız, onlarında böyle durumlarda üzerlerine düşen görevler var ancak siz yine de sizin için gerekli tedbirleri kendiniz alınız ve dikkatli olunuz. Bu uyarılarımız her türlü taşıta binen ve inen tüm arkadaşlarınız için geçerlidir.
Özellikle araçları ve bu özel konumuzda servisleri kullanırken giyeceğimiz giysilerin seçiminde bile özenli davranmalıyız. Kolaylıkla takılabileceğimiz elbise aksesuarları, atkılar vb. bize beklenmeyen tehlikeler yaratabilir.
Serviste, Otobüste Yolculuk Sırasında Davranışlar
Servislerde yolculuk yaparken ne tür kazalarla karşılaşabiliriz ve bunlar nasıl önlenebilir? Şimdi bu konuyu açalım biraz.
Servisler kalabalık olabilir; yol uzun olabilir. Tüm bunlar servislerde can güvenliğimizi tehlikeye atmamızı gerektirmez. Servislerde trafik kurallarına uygu bir şekilde oturduğumuzda belki de zamanı daha verimli geçirebiliriz. Ne dersiniz
?Okul servisleri ya da otobüsler içinde bazen kısa, bazen de uzun yolculuklar yapıyoruz. Çoğu kez hepimiz görüyoruz. Bazı arkadaşlarınız, koltuklarda oturmayıp, ayakta duruyor. Şöförün bulunduğu bölüme yaklaşıp, ön cam kenarına ilişiyor. Bazen hareket halindeki taşıtın penceresinden, başını ve ellerini çıkarıyor. Bunlar kesinlikle yapılmaması gereken, çok tehlikeli davranışlardır. Bu durumlarda, sürücünün ani bir manevrasında ya da frene başvurmasında bütün dengenizi yitirip, şiddetle yere düşebileceğinizi, kafanızı ve vücudunuzun başka yerlerini çarpıp, çok tehlikeli bir biçimde yaralanacağınızı size bir kez daha hatırlatıyoruz. (Yansı 20)
Ne yapmamız gerekiyor. Elbette koltuklarda oturup ve özellikle ön koltuklarda varsa emniyet kemerinizi bağlamanız gerekiyor. Araç tamamen durmadan, ayağa kalkmamanız lazım. Eğer serviste tüm koltuklar dolu olduğu için ayakta kalıyorsanız, lütfen ailenizi ve okul yöneticilerinizi bilgilendiriniz. Kesinlikle, araç pencerelerinden, dışarı sarkmayınız, kollarınızı ve başınızı çıkarmayınız. Dengenizi kaybedebileceğiniz gibi, yanınızdan geçen bir başka araçta size çarpabilir.
Emniyet Kemeri Kullanımı
Şimdi emniyet kemeri kullanma konusunu birlikte ele alacağız.
Şehir içinde büyükleriniz emniyet kemeri kullanıyorlar mı? Kullanmayanlara hatırlatmakla belki de bir hayat kurtarmış olacaksınız.
Konu 3: OTOMOBİL YOLCUSU OLARAK RİSKLER
Sevgili gençler. Otomobillerdeki emniyet kemerleri, olası kazalarda ya da değişik manevralarda sizi yaralanma ya da ölümlere yol açabilecek etkileri azaltmak için yerleştirilmiş çok önemli gereçlerdir. Otomobilin, ön ya da arka koltuğunda oturduğunuzda, araç hareket etmeden ilk iş olarak emniyet kemerinizi bağlayınız. Emniyet kemerinin yalnız şehirlerarası yolculuklarda değil, şehir içi yolculuklarda da, yolculuğunuz birkaç dakika sürse bile mutlaka takılması gerektiğini hatırlatırız. Birçoğumuzun sandığının aksine düşük hızlarda yani şehir içlerinde emniyet kemerinin koruyuculuğunun daha da arttığını aklınızdan çıkarmayın. Bu niçin gerekli? Eğer emniyet kemeri kullanmazsanız ne olur, şimdi birde buna bakalım.
Otomobilin arka koltuğunda oturan bir arkadaşınızı düşünelim. Kaç kilo ağırlığındadır? Diyelim ki, 40 kg. Şimdi hiç dilemiyoruz ama içinde bulunduğu taşıtın, 50 km/saat gibi sürücü büyüklerince hemen hiç önemsenmeyen ve hatta düşük hız olarak kabul edilen bir hızla çarpıştığını varsayalım. Bu çarpışmada, arkadaşınızın ağırlığı tam 30 misli artıp, 1200 kg çıkacaktır. Düşünebiliyor musunuz? Neredeyse bir filin ağırlığına erişiyor. Şimdi emniyet kemeri bağlı olmadığı için, bu filin olanca hızla ön koltuklara doğru savrulduğunu düşünebilirsiniz. Bu savrulma yalnız kendisi için değil, ön koltuktakiler için de çok ölümcüldür.
Şimdi aynı örneği ön koltukta oturanlar için düşünelim. (Yansı 22) Bu kez yine aynı büyük ağırlıkla, aracın ön kısmına ve dışarıya doğru savrulabileceğini gözünüzde canlandırabiliyorsunuz sanırım.
Emniyet Kemeri Kullanmama Durumunda Kar
şılaşılan YaralanmalarEmniyet kemeri kullanmazsak vücudumuzun hangi bölgesi ne tür zarar görebilir? Amacımız bu konuyu sizlerle paylaşmak.
Emniyet kemerini icat eden bilim adamları insanlığa çok önemli bir hizmette bulunmuşlardır? Siz trafik kazalarını önleyecek bir proje düşündünüz mü hiç? Böyle bir projeye emniyet kemerinin bizi ne tür yaralanmalardan koruduğunu öğrenerek aşlayabilirsiniz.
Arkadaşlar, sizlerin canını biraz sıkacağım ama, yine emniyet kemeri takmazsanız, kazalarda nasıl yaralanmalarla karşılaşabileceğinizi de konuşmak istiyorum. Bu yaralanmalar hemen çoğunluğu vücudunuzun hayati organlarını etkileyecek çok tehlikeli yaralanmalardır. Bunlardan en tehlikelisi, emniyet kemersiz çarpışmalarda en fazla karşılaşılanıdır. Kafa, yüz ve boyun yaralanmaları. Hiçbirimiz doktor değiliz. Ancak hepimiz, kafamıza alınan darbelerin, vücudumuzda başkaca yara, kırılma ve çarpma olmasa bile, son derece öldürücü olacağını biliyoruz.
Otomobilin Hangi Koltuğunda Oturmalıyız?
Otomobillerin hangi koltuğunda niçin oturmalıyız, ya da oturmamalıyız. Hadi şimdi bu konuyu birlikte ele alalım.
Çocuklar hep arabanın önünde oturmayı severler. Ama 10 yaşından küçüklerse onlara emniyet kemerinin de faydası olmaz. Hatta zarar bile verebilir. O zaman arkada oturmanın eğlenceli yönlerini düşünebiliriz.
3- Otomobilin Hangi Koltuğunda Oturmalıyız? (Yansı 25)
Mutlaka araç sahiplerini tehlikeler konusunda bir kezde sizin uyarmanız şartıyla, bineceğiniz aracın hiçbir koltuğunda emniyet kemeri yoksa ya da çalışmıyorsa, mutlaka arka koltuklarda oturunuz. Eğer ön koltukta ki çalışıyor, arka koltuklarda bulunmuyorsa, kemeriniz takılı olarak ön koltukta oturunuz. Eğer ön ve arkada emniyet kemerleri var ve çalışır durumdaysalar, yine kemerinizi takarak, elbette sürücü koltuğu hariç, istediğiniz yerde oturabileceğinizi hatırlatırız. (Yansı 24)
Emniyet Kemerinin Kullanımları
Emniyet kemerinin yanlış takılması durumunda nelerle karşılaşabiliriz?
Emniyet kemerini doğru takmazsak bize zarar verebilir. Böyle bir olayla karşılaştınız mı, ya duydunuz mu?
4-Emniyet Kemerinin Kullanımları (Yansı 26)
Sevgili gençler. Emniyet kemerini bağlamış olmanız her zaman güvende olabileceğiniz anlamına gelmez. Emniyet kemerleri mutlaka vücudunuz üzerinde belirli yerlerden geçmelidir ve sizin ileriye doğru hareketinize izin vermeyecek uygun gerginlikte olmalıdır. Bu nedenle kemerinizi taktığınızda, lütfen şimdi göstereceğim resme bakarak durumunuzu kontrol ediniz. Kemerinizin mutlaka, resimdeki gibi bağlanmış olmalıdır! Bir önemli hatırlatmada on yaşından küçük ve boyları henüz koltuk boyuna erişmeyen küçük çocuklarımıza. Sizler emniyet kemeri taksanız bile, büyüklerinize şunu hatırlatmanız gerekiyor. Araca mutlaka, boyunuzu koltuk yüksekliğine çıkaracak bir yükseltici koltuk monte edilmesi gerekiyor. Ancak böylelikle, az önce tarif edildiği biçimde emniyet kemerinin vücudunuz üzerinden geçmesi ve sizi en etkin biçimde koruması mümkün olur. Eğer bu yapılmazsa, hatalı emniyet kemeri bağlanması sizi yine de bazı etkilerden korurken, bedeninize bazı beklenmeyen zararlar verebilir.
Otomobilde Kucakta Oturmak
Bu konu küçük çocuklar otomobilde nasıl oturtulması gerektiği ile ilgilidir.
Bir kaza anında kucaktaki çocuklar onları kucağına alan yetişkinlerden daha fazla zarar görürler. Peki sizce yetişkinler bu konuda niye bu kadar duyarsızlar? Bu konudaki duyarsızlığı nasıl engelleyebiliriz? Bunların cevabını şimdi göreceğiz.
Özellikle küçükler için, otomobillerde otururken sıklıkla yapılan bir diğer yanlışta büyüklerin kucağında bulunmaktır. Bu durumda emniyet kemeri kullanamayacağınız için, sıklıkla fırlama ve çarpışmalarda ölümcül sonuçlar doğuran darbelerle karşılaşabilirsiniz. Mutlaka, araç koltuğuna ve gerekiyorsa yükseltici ile birlikte oturup, emniyet kemerinizi doğru bir biçimde takınız. Takmayan büyüklerinizi de uyarınız.
Bisiklet Kullanımında Riskler
Güvenli bisiklet kullanımı nasıl gerçekleştirilebilir? Konumuz bu.
Bisiklet kullananların çok fazla dikkate alınmadığı yollarımızda acaba kendimizi güvenli hissetmemizi sağlayacak şeyler var mıdır? Şimdi bunu konuşalım.
KONU 4: DİĞER RİSKLER
Türkiye’de bisiklet çok fazla kullanılmıyor. Bu nedenle de bisikletlilerin güvenle sürüş yapabilecekleri bisiklet özel yolları yok denecek az. Ancak yine de bisikleti özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz çok seviyorlar ve kullanıyorlar. O halde onlar, nasıl güvenli bisiklet kullanırlar? (Yansı 28) Bu soruya hemen yanıt vermek kolay değil. Ancak bazı genel güvenlik tedbirlerini hatırlatmak gerekli olabilir. Kesinlikle araç trafiği yoğun olan yollarda bisiklet kullanmayınız.
Özellikle yol boyunca görüşün kısıtlandığı dönüşler ve kavşaklarda çok daha fazla dikkatli olunması gerektiğini söylemeliyiz.
(Yansı 29) Gelen ve dönüş yapan trafiğin kontrol edilmesi, trafik ışıklarına uyulması yaşamsal önemdedir. Bu tür kavşaklar geçilirken, özellikle 08-14 yaş grubu için, mutlaka bisiklet üzerinden inilerek, en güvenli ve en kısa mesafelerden, mümkün olan en kısa sürede karşıya geçilmesi gereklidir. Çok geniş kaldırımların ve bisiklet özel yollarının bulunduğu kesimlerde, yayaların güvenliğini olumsuz etkilememek kaydı ile, kaldırım kenarlarının ve bisiklet yollarının kullanılması şüphesiz onlar için çok daha güvenlidir.
Çocuklar Nasıl Görürler?
Bu konuda çocukların boylarının kısa olmasından dolayı ne tür zorluklarla karşılaştıkları ve bu konuda neler yapılabileceği üzerinde durulacaktır.
Yetişkinlerin boyu çocuklar kadar olsa ne tür zorluklarla karşılaşırlardı sizce? Buna verilecek cevaplar çocukların görme açılarını anlamamızı kolaylaştıracaktır.
Sıklıkla farkına varmadığımız bir gerçeği değerlendireceğiz şimdi. Yetişkinlerin ve çocukların görme yükseklikleri arasındaki farklar ve bunun getirdiği kısıtlar. Yetişkinler genellikle yerden 1.60 metre yükseklikten çevreyi görürler. Bu da elbette, kendilerine tüm çevreye hakim oldukları için avantaj sağlar. Oysaki , ilkokul çocuklarının görme seviyeleri 1.20 metreler seviyesindedir. Biraz daha küçük yaşlarda, bu daha da aşağıya iner. Bunun anlamı, bu küçüklerin, çevreyi görmede ve çevreninde kendilerini görmelerinde zorluklar ve kısıtlar yaşadıklarıdır. Örneğin, onlar parkeden bir aracın arkasından yoldaki trafiği görmede zorluk çekerler. Elbette, yoldaki sürücüde, bu çocuğumuzu araçların arkasında fark etmeyecektir. Öyleyse onlara öğütlerimiz şunlar: Bu durumu belki biliyordunuz belki de biz size hatırlattık. Lütfen, görüşün daha iyi olabileceği yol kesimlerine geliniz. Yolu ve trafiği bütünüyle gördüğünüzden emin olduktan sonra, daha önce belirttiğimiz şartları yerine getirerek karşıdan karşıya geçiniz. Unutmayın, sürücüler sizin varlığınızdan ve niyetinizden ancak bu şekilde haberdar olabileceklerdir.
Kaldırım Üzerine Park Yapılması
Kaldırım üzerinde park yapan araçlar ne gibi güçlüklere yol açar ve bu güçlükleri nasıl ortadan kaldırabiliriz? İşte sizlerle şimdi bu konuyu işleyeceğiz.
Kaldırımlar araçlarla doluyken güvenli bir yürüyüş yapmanın yolu var mıdır? Bu konuyu işlediğimizde bunları öğrenebilirsiniz.
Çocuklarımızın görüşlerini kısıtlayan bir başka yanlış araçların kaldırım üzerine park etmesidir. Sürücülerin yalnızca kendilerini düşünerek yaptıkları bu büyük yanlışın etkileri yalnızca görüş kısıtlamasıyla da sınırlı değildir. Birçok kez, tüm yayalar için kaldırımda yürümek imkansız hale gelir. Özellikle kaldırımlar üzerine dikine yapılan parklar, yayalar için tam bir duvar oluşturmaktadır. Bu durumda, yaya ne yapacaktır? Elbette kaldırımdan yola inip, yürümeye, en azından bu duvardan kurtulmak için, kısa da olsa yol üzerine çıkmaya başlayacaktır. Özellikle, öğrencilerimiz bunu biraz da doğallıkla ve trafiğe dikkat etmeden yapacaklardır. Bu ani hareketi göremeyen ya da yol boyunca yürümek zorunda kalan yayaya dikkat etmeyen sürücüler için kaza kaçınılmazdır. Sevgili gençler: Büyüklerinizin bu affedilmez yanlışının size tehlike doğurmaması için lütfen, taşıt yoluna çok dikkat ederek geçin ve imkan olan en kısa mesafede tekrar kaldırım üzerine geçin. Eğer yolun karşısındaki kaldırımda park yoksa, lütfen en güvenli noktadan yolun karşısına geçin ve karşı kaldırımdan yürüyüşünüze devam edin. Bu da olanaklı değilse, bir başka deyişle, her iki kaldırım üzerinde de parklar varsa, yine de sol tarafı yürüyüş yönü olarak seçerek, üzerinize doğru gelen trafiği görmüş ve kollamış olun. Tehlikeyi bir diğer azaltacak seçenek ise, sokaklarda eğer varsa tek yön uygulamasına dikkat etmektedir. Bu durumda, sizin yürüme yönünüze ters yönde “tek yön” uygulaması yapılan sokak ve caddeleri seçin.
Kaldırımların Sürekli Olmaması
Kaldırımların sürekli olmaması da yayalar için risklidir.
Ülkemizde kaldırımların tekrar tekrar yapıldığından ve sıklıkla kazıldığından şikayet edilir. Peki bu durum yayaları nasıl etkiler?
Kaldırımlarda yaşanan bir diğer sorunda bu kez parklar nedeniyle değil, inşaat ya da yanlış imar planlarıyla kesintiye uğramalarıdır. Bu olumsuz durumlarda da yukarıda belirtilen tüm tedbirler yine geçerli olacaktır. Ayrıca, büyüklerinizin yardımıyla bu durumu en kısa sürede yerel idarecilere aktarmanız, kalıcı düzeltmeler için umulur ki yararlı olur.
Daha Riskli Caddeler
Hangi yollar daha risklidir? Bu konuyu işlediğimizde hangi yolların daha riskli olduğunu ve bu riski azaltmak için neler yapılabileceğini göreceğiz.
Bu konuyu işledikten sonra belki de her zaman kullandığınız bazı caddelerden artık geçmeyeceksiniz.
Daha Riskli Caddeler (Yansı 33)
Sevgili gençler. Trafik ve taşıt yollarının tehlikelerinden hep sözettik. Ancak bazı cadde ve yollar daha da fazla tehlike taşırlar. Bunlar izin verilmese dahi, daha yüksek hızların gerçekleştiği geniş bulvarlar ve katlı kavşakların yer aldığı kesimler olabilir. Ne yazık ki, böyle yerleştirilmemeleri gerektiği halde, bu yollar okulunuzun ya da mahallenizin yakınından; hergün bisiklet sokakları kesen bir biçimde de geçiyor olabilir. Lütfen bu çok tehlikeli kesimlerin varlığından haberdar olunuz. Eğer zorunluluğunuz yoksa bu yolları hiç bir şekilde kullanmayınız. Bu yollardan, sizin sokaklarınıza dönüveren sürücülerin, hiç de hakları olmadığı halde, alışkanlıklarını sürdürerek hızlı araç kullanmaya devam edeceklerini de biliniz. Bu daha az tehlikeli zannettiğiniz sokaklardaki gizli tehlikelerden biridir. Unutmayın, yüksek hızlar sürücülerin durma mesafelerini artırdığından ve çarpışmalarda daha ölümcül sonuçlar yarattığından son derece tehlikelidir.
Geri Manevraların Getireceği Riskler
Geri manevralar daha çok hangi koşullarda yapılır ve yol açacağı riskler nelerdir? Bu günkü konumuz bu.
Bir aracın geri gitmesiyle ileri doğru gitmesi arasında ne tür farklı ve ortak yönler vardır? Kimler bu soruyu yanıtlayabilir?
Araçların park yerlerinde, kapalı garajlarda ve konut önlerinde geri geri hareket etmeleri yayalar için oldukça büyük tehlikeler yaratır
. Bu parklar çoğu kez, yanlış olduğu halde arkalarında kaldırımlar olacak şekilde yerleştirilmişlerdir. Bu durum, sürücünün tam arkasından geçen, üstelik kaldırım üzerinde yürüdüğü için kendisini güvende hisseden tüm yayalar için ve özellikle siz gençler için ciddi bir tehlikedir. Sürücüler, dikkatli bile olsalar, bu yayayı fark etmeyebilirler. Boyları kısa, küçük yaştaki öğrencilerimizi düşününüz. Öyleyse, tedbirli olmak yine sizlere düşmektedir. Yürüme güzergahınız üzerinde böyle kesimler varsa, dikkatli ve uyanık olunuz. Mümkünse, bu tür kesimleri kullanmamaya gayret ediniz. Eğer uyarıcı işaretler konmuşsa, bunları da dikkate alınız.Önceden Tahmin Edebilir misin?
Şimdiki konumuz trafikte risklerin daha çok hangi durumlarda ortaya çıktığı ve bu gibi durumlarda neler yapılabileceğidir.
Bu konuyu işlediğimizde trafik kurallarını bilmenin güvenlikte olmak için yetmediğini ayrıca risk bilgilerine de ihtiyaç olduğunu göreceğiz. Trafikte karşılaşabileceğimiz riskleri tahmin edebilirsek daha sağlıklı bir yaşam bizi bekliyor.
Şimdiye kadar açıklanan konuların, her bölümünde biraz açık biraz gizli bir mesaj vardı: “ Uyanık olun.” Bunu biraz açacak olursak, “ Yoldaki, trafikteki tehlikeleri önceden tahmin edebilir misiniz? Tedbirini ona göre alabilir misin?”
Şimdi bu soruların yanıtlarını arayalım. Trafik kazalarının nerede ve ne zaman olacağını biliyor muyuz? Hayır bilmiyoruz. Ancak, trafik kurallarının trafiği düzenleyici ve tehlikeleri azaltıcı işlevleri olduğunu biliyoruz. Kurallara uyarak, trafikte güvenliğimizi artırdığımızı, bunun da kazaları azalttığını biliyoruz. Yeterince bilmediğimiz, trafik kazalarının riskli ortamlarda bulunmakla ve riskli davranışlarla artış gösterdiğidir. Eğer bu ortamları ve hangi davranışlarımızın trafikteki riskleri artırdığını bilir ya da önceden tahmin edebilirsek, kurallara uymanın ötesinde güvenliğimiz için çok değerli bir adım atmış oluruz.
Eğer dikkat ettiyseniz, bu seminerde anlatılan bütün konular sizlere kural bilgilerini hatırlatmak yerine riskli yerler ve davranışları tarif etme şeklinde aktarılmıştır. Bunları günlük yaşantımıza uygulayabilirsek, bir dereceye kadar tehlikeleri önceden tahmin edip, ona göre tedbirlerimizi alabiliriz. Birkaç örnek verelim:
Olumsuz Hava Koşullarının Yayalara Getirdiği Riskler
Bu konu karlı, yağmurlu ve fırtınalı havalarda karşılaşabileceğimiz tehlikeleri ve bunlarla başa çıkmanın yollarıyla ilgilidir.
Neden yağmur yağdığında genellikle trafik tıkanır? Bu tıkanıklık ve olumsuz hava koşullarının yayaları nasıl etkilediğini bilmek bizi bu konuda daha duyarlı yapacaktır.
(Yansı 36)
Karlı, yağmurlu havalar; sürücülere olduğu kadar yayalara da olumsuz, trafik güvenliğini azaltıcı ortamlar hazırlar. Görüşün kısıtlanması tehlikeler yaratır.
Ancak bu hava şartlarının getirdiği en önemli risk; araçların yol yüzeyinin, ıslanması, kar ya da buzla kaplı olması nedeniyle fren mesafelerinin uzamasıdır. Daha da olumsuz koşullarda, araçların yayaların beklemediği, ters manevralar, savrulmalar ve taklalar ile frenin hiç etkili olamadığı kayma durumlarıdır.
Bu tür havalarda, yaya olarak trafikte bulunurken, çok daha dikkatli ve araçlardan gelebilecek riskleri dikkate alaçak davranışlar içinde olmamız gerekir. Araçlarla geçişlerde aramızda olacak mesafenin uzun tutulması, ani hareketlerden kaçınılması ilk akla gelen önlemlerdir.
Bu tür havalar, yayaların kendi hareketlerini de güçleştirirler. Beklenmedik kaymalar, düşmeler kaldırımda yürürken, karşıya geçerken ve araçlara binip-inerken ilave tehlikeler yaratırlar. Koşullara uygun ayakkabılar giyilmesi ve ani hareketlerden kaçınılması yararlı olabilir.
Gece Koşullarında Görüşün ve/veya Far Aydınlatmasının Kısıtları
Şimdiki konumuz gece koşullarının ve far aydınlatmasının görüşümüzü nasıl kısıtladığı üzerinedir.
Babanız gece ve gündüz araba sürdüğünde davranışlarında ne tür farklılıklar oluyor? İzleme olanağınız oldu mu?
9- Gece koşullarında, Görüşün ve/veya Far aydınlatmasının kısıtları (Yansı 37)
Karanlıkta, cadde ve far aydınlatması olsa bile sürücü görüşünün kısıtlandığı bir gerçektir. Aynı durum yayalar içinde söz konusudur. Bu şekilde, trafik ortamındaki aktörlerin birbirlerinin hareketlerini ve niyetlerini yeterince izleyemedikleri bir dönem yaşanmaktadır. Resimden de izlenebileceği üzere araç farları belirli bir açıyla önlerini aydınlatırlar. Bu durumda, siz yayalar bazen, sürücülerce görüldüğünüz düşüncesine kapılırsınız. Sürücülerde, farlarının aydınlatması sayesinde çevrelerine bütünüyle hakim oldukları sanısına kapılırlar. Oysa bütün görüş sahası, farların aydınlatma açısının içindeki alanla sınırlıdır.
Bu kısıtların farkında olmamız gerekir. Görünmemizi kolaylaştıracak yansıtıcılığı artıran giysi ve gereçlerle yürümeniz yararlıdır. Daha dikkatli olmamız, riskli bölgelerden daha bir özenle kaçınmamız gerekir. Trafikte her zaman tehlikeli olan ani davranış ve karar değişikliklerinin gece ortamında daha da tehlikeli olduğunu hatırlatırız.
07-17 Yaş Grubunun Özellikle Bilmesi/Tanıması Gerekli Trafik İşaretleri
Bilmemiz gereken trafik işaretleri nelerdir? Konumuz bu.
Tüm işaretleri bilmenin bize bir faydası olur mu? Bu konuyu işlediğimizde sadece bilmemiz gereken işaretleri gözden geçirmiş olacağız. Birçok işareti bilmemize ise gerek olmadığını göreceğiz.
Bazen sizleri eğitmek için yaptığımız bir yanlış, gereksinmeniz olmadığı halde, hemen tüm trafik işaretlerini size öğretmeye kalkışmamızdır. Bu durumda, sizlerin yaşınız gereği trafik ortamındaki rolleriniz gereği özellikle bilmeniz gerekli olanlarına yeterince önem göstermemek gibi bir sonuçla karşılaşıyoruz. Sizlerin, trafikte yaya, bisiklet sürücüsü ve yolcu olarak bulunuyorsunuz. Özellikle bilmeniz gerekli işaretleri birlikte anımsayalım ve tedbirlerimizi ona göre alalım. Bu işaretlerin gerektiği yerlerdeki eksikliklerini, büyüklerimizin de yardımıyla ilgililere duyuralım ve yerleştirilmelerine yardımcı olalım.
Büyüklerin/Ebeveynlerin Trafikte Küçüklere, Gençlere Örnek Olması
Büyüklerin hangi konularda ve nasıl küçüklere örnek olabileceği üzerinde duracağız.
Büyükler size daha çok iyi örnek mi oluyor yoksa kötü örnek mi? Öyle veya böyle büyüklerin iyi örnek olması çok önemli. Bu konuda belki de biz büyüklere yardımcı olabiliriz. Ne dersiniz?
Büyüklerin her ortamda küçüklere örnek olacak davranışlarda bulunması genel bir doğrudur. Bu durum, trafik ortamında daha da önem taşır. Gerek yaya ve gerekse sürücü olarak büyüklerin kurallara uyması sizlerde kalıcı etkiler yaratacak ve güzel bir model oluşturacaktır. Bu çoğu zaman, okul eğitimi ve kısa süreli kurslardan bile önemlidir. Yetişkinler yaya ve sürücü olarak doğru davrandıklarında sizlere örnek olurlar.
Örnekleyelim isterseniz:
Kötü ve yanlış örnek: Büyüklerinizin yaya geçitlerini kullanmaması ve araçların arasından karşıya geçmeye çalışmaları.
İyi ve doğru örnek: Büyüklerinizin yaya geçitlerini kullanması.
Kötü ve yanlış örnek: Büyüklerinizin kavşaklarda trafik ışıklarına uymadan, karşıdan karşıya geçmeleri
İyi ve doğru örnek: Büyüklerinizin, trafik ışıklarına uyarak hareket etmeleri.
Büyüklerin bu güzel örnekleri verirken, çocuklarıyla birlikte olmaları da şart değildir. Trafik kurallarına uymaları ve riskli davranışlardan kaçınmaları, o sırada kendileri gören ya da izleyen sizlerde olumlu etkiler yaratacaktır.
“Tra
fikte Haklı Olmak ve Kuralları Uygulamak Her Zaman Güvende Olmanızı Sağlamaz.”Trafikte kurallara uyduğumuzda ve bundan dolayı haklı olduğumuzda da güvende olmayabiliriz. İşte şimdi ele alacağımız konu bu.
Haklı olduğumuz bir durumda başımızın derde girmesi bizi çok sinirlendirir. Ancak bu tür durumlarda da soğukkanlılığı ve sabrı elden bırakmamak gerekir. Bu konuyu işledikten sonra kurallara uymanın ve haklı olmanın çok yeterli olmadığını göreceğiz.
Sevgili çocuklar/gençler: Şimdi sizlere, aktarmakta güçlük çektiğimiz bir konuyu paylaşmak istiyoruz. “ Trafikte haklı olmak ve kuralları uygulamak, her zaman
güvenliliğinizi sağlamaz, güvende olmanızı gerektirmez.” Bu gerçektir, çünkü trafik ortamında yalnız değilsiniz. Yaya ve sürücü olarak bezı insnların trafik kurallarına uymayabileceğini unutmayınız. Bu durumda, kurallara uyduğunuz ve haklı olduğunuz halde yine de sizi tehlikeler beklemektedir. Bu tehlikelerin, biraz önce, “ önceden tahmin etme” konusunda belirttiğimiz gibi başkalarının kural ihlallerinden kaynaklanması da gerekmez. Kaldırımda tüm trafik kurallarına uyarak yürüdüğünüz halde, yanlış bir planlamayla yerleştirilen kaldırım sonrası bir parktan geri manevra yapan bir araçla karşılaşabilirsiniz. Gerekli olan, başkalarının da hatalarını karşılayacak şekilde düşünebilmek ve davranmaktır. Elbette ilköğretim okulu öğrencilerimizden böylesine bir tedbiri beklememiz haksızlık olabilir. Ancak böyle bir düşünceyle kendilerini tanıştırmak amacıyla onlara da sesleniyoruz. Ancak , lise öğrencisi olan gençlerimiz bu yaklaşımı kendi hayatlarına uygulayabilirler. Unutmayın, ölümü hiç aklımıza getirmek istemiyoruz, ancak yaralı ve sakat olarak haklı kalacağınıza, sağlıklı olarak haksız kalın.Yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışıyorsunuz, birden bir sürücünün üzerinize aracınızı sürdüğünü görüyorsunuz. Siz geçişi sürdürmekte haklısınız, ancak devam ederseniz araba size çarpacak
. Lütfen şimdi haklılığınız üzerinde durmayın ve güvenli bir geçiş yapın.Yayaya yeşil ışık yanarken, yaya geçidinden karşıya geçiyorsunuz. Kendisine de yeşil ışık yanan bir sürücünün size yaklaşabileceğini unutmayın. Bu yaklaşıma sürücülükte “ savunucu sürücülük” diyoruz. Aynı yaklaşımı biz yayalara da uyarlayıp, “savunucu yaya davranışı”nı öğrenelim ve trafik hayatımızda uygulamaya çalışalım.
Otomobillerin Daima Sağ Kapısından İnilmelidir.
Bu konuyu işlerken otomobillerin sağ kapısından inmek niçin gereklidir sorusuna cevap arayacağız.
Yetişkinler ve çocuklar sağ kapıdan inmeyi bu konuda çok ikaz edildikleri halde sürdürürler. Bunun ne kadar büyük risklere yol açabileceğini görelim hep birlikte.
Dikkat: Bu sayfa Konu 3’e aktarılacaktır.
Bildiğiniz gibi, Türkiye’de trafik sağdan akmaktadır. Bu durumda araç geçişleri araçların solundan yapılır. Bu nedenle bir aracın diğerini geçmesine “sollama” diyoruz. Şunu açıklıkla söyleyebiliriz: Bindiğiniz otomobilin sol tarafı akan trafikle yan yanadır. Otomobil, bir durağa yanaşsa dahi, hiç bir biçimde sol taraftaki kapıdan dışarı çıkmayınız. Bunun trafik şeritlerinde yapılması çok daha büyük tehlikelere neden olur. Araçtan indiğinizde, daha çevrenize
bakamadan, sizin aracınızı geçmeye çalışan bir diğer aracın darbesiyle karşılaşabilirsiniz.Mutlaka içinde bulunduğunuz aracı sağ kapısından terk ediniz. Bu durumda bile, adımınızı atarken, çevrenin güvenli olup olmadığını kontrol ediniz. Bazen yanlış yol yerleşimleri ya da sürücünüzün yanlış biçimde aracının sağında bir mesafe bırakması, bir diğer yanlışa ortam hazırlar. İşte bu nedenle, sağ kapıdan inerken de çevreyi gözleyiniz. Tekrar hatırlatalım, asla araç tamamen durmadan, inmeye kalkışmayınız.
Römorklara, Traktör Üstlerine Yolcu Olarak Binilmez
Römorklara ve traktör üstlerine binildiğinde ne tür tehlikelerle karşılaşılabileceği ve neler yapılabileceğini ele alacağız bu konuda.
Bu konuyu paylaştıktan sonra traktör ve römork üstüne binmektense yaya y
ürümeyi tercih edeceksiniz.Bazen, özellikle köylerde yaşayan çocuklarımız ve gençlerimizin yaptığı hatalardan biri de, traktör ve traktör römorku üstü gibi yolcu taşımasına uygun olmayan ve bu nedenle yasaklanmış yerlerde yolculuk etmeleridir. Bu sırada ayakta ya da oturmuş vaziyette olmalarının da farkı yoktur. Her ikisi de, bu şekilde yapılan yolculuklarda tehlikelidir.
Otomobillerde, emniyet kemeri bağlı olmadan yolculuk yapmanın bile tehlikeli olabileceğini belirtiyoruz. Kemeri takılı olmadan, otomobilin arka koltuğunda yolculuk eden bir arkadaşınızın, 50 km/saat hızla bir çarpışmada vücut ağırlığının 30 kat artarak bir file dönüşerek ön tarafa savrulacağını biliyoruz. Ya bu durum, sizin hiç bir sabitlenmeniz olmayan bir şekilde bulunduğunuz kasalarda ve traktör üstlerinde olursa? Bulunduğunuz yerden yola fırlayıp ya da kafanızı ve vücudunuzu kasa içinde çarparak ölümcül biçimde darbeler alabileceğinizi tahmin edebilirsiniz sanırım.
Yolculuğunuzun kısa ya da uzun olması, trafiği az ya da çok yol kesimlerinde yapılması da, içinde bulunduğunuz tehlikeyi azaltmaz. Böyle yolculuklarda, ani bir savrulma, bir büyük taşın üzerinden geçmek bile sizin dengenizi bozacağından tehlikelidir.
Sevgili çocuklar, gençler: Römork, kasa, traktör üstlerinde yolculuk yapmayınız. Eğer büyükleriniz buna dikkat etmiyor ve sizi olumsuz yönlendiriyorsa, siz onları uyarınız.
Raylı Sistem ve Tramvay Geçişlerinde Trafik Işıkları ve Karşıya Geçişler
Çok farklı ulaşım araçlarının geçiş yaptığı kesimlerde trafik ışıkları ne anlama gelmektedir ve geçişler nasıl yapılmalıdır? Sorusuna cevap arayalım şimdi.
Özellikle büyük şehirlere yeni gelen insanlar aynı anda birkaç çeşit ışığı ve taşıt aracını gördüklerinde çok şaşırırlar. Ama birazcık dikkatle güvenli geçişler yapabiliriz.
Bazı özel yol kesimlerinde, trafik ışıkları sizin kararınızı ve geçişinizi zorlaştıracak şekilde karmaşıktır. Bu çoğunlukla, motorlu araçlarla, raylı sistem araçlarının (metro, tramvay) aynı yolu kullandıkları bölgelerdir. Bazen de, caddenin bir bölümü “otobüs özel yolu” olarak, toplu taşıma araçlarına ayrılmış olabilir. Bu durumlarda, motorlu taşıtlarla, raylı sistem vagonları ya da toplu taşıma araçlarının aldıkları trafik ışıkları aynı fazda/aynı anda çalışmayabilirler.
Hareketinizi yalnız motorlu taşıtlara yanan trafik ışığına göre ayarlarsanız, hatalı davranmış olursunuz. Bu, belirtilen karışıklık olmadığı hallerde de bazı arkadaşlarınızın yaptıkları hatalardan biridir. Yayaya yanacak yeşil ışığı beklemeden, taşıtlara yanan ışığa göre hareketlerini ayarlamak tehlikelidir.
Şimdi, bu özel durumumuza dönecek olursak, karşıya geçeceğiniz caddede motorlu ve raylı sistem araçlarının trafiğini yöneten birden fazla trafik ışığı ve gereci olabilir. Örneğin, bölünmüş yolun bir bölümünde yayalara yeşil, araçlara kırmızı ışık yanarken, orta adacıktan sonraki diğer yol kesiminde tersi bir durum olabilir. Yani yayalara kırmızı ışık, araç ya da raylı sisteme yeşil ışık yanması gibi. Burada, raylı sistem araçları nedeniyle, motorlu araçlar durmuş bile olabilir. Herhangi bir nedenle, olması gereken yaya sinyali çalışmıyor ya değiştirilmemiş de olabilir. Ne demiştik? “ Savunucu yaya davranışı.” “Başkalarının hatalarını da tolere edebilmek.” “ Önceden tehlikeleri tahmin etmek.” İşte bütün bunları aklınızda tutarak ve olası karmaşayı çözmeye çalışarak, karşıya geçişinizi yapınız. Farklı yerlere yarleştirilmiş ve farklı zamanlarda yayaya yeşil ışık yaksalar da, mutlaka yayayı yönlendiren trafik ışıklarına göre hareketlerinizi düzenleyiniz. Unutmadan ekleyelim, imkanınız varsa, bu tür kavşak ve kesimleri kullanmayınız ya da alternatif güzergahlar bulunuz.
Dikkatinizi Dağıtmayınız!
Trafikte dikkatin dağılması kazaya davetiye çıkarmaktır. Şimdi dikkatimizi toplamak için neler yapılması gerektiğini göreceğiz.
Trafikte dikkatimizi dağıtan etkenleri bilmek bir kazaya kurban gitmemizi engelleyecektir.
Yeri geldikçe hep söyledik. “Trafikte dikkatli ve uyanık olunuz.” Dikkatinizi dağıtıcı davranışlarda bulunmamak güvenliğinizi artıracaktır.
Hiç olacağını düşünmüyoruz ama, kaldırımda yürürken, ya da karşıdan karşıya geçerken herhangi bir dergi, kitap okumayınız, göz gezdirmeyiniz. Bu tür hareketler, trafikte size çok gerekli olan konsantrasyonu kaybettirir. Kurallara uymanız güçleşeceği gibi, çevrenizde oluşan ya da aniden ortaya çıkabilecek risklerin hiç bir şekilde farkına varamazsınız.
Mağaza vitrin ya da isimlerine bakmak, reklam ve film panolarını gözlemek ve hatta saatinize bakmak bile dikkatinizi dağıtabilir. Ne yazık ki, bu tür dikkat
dağıtıcı etkinlikler daha sıklıkla ve daha yoğunlukla yürüme yollarında yer almaktadır. “Uyanık olma”yı becerebilmek, zorlaşsa da iş yine sizlere düşüyor.Trafik Polisinin Trafiği Yönlendirici Hareketleri
Trafik polislerinin hareketleriyle trafiği nasıl yönlendirdiğini öğrenmek bu konunun amacını oluşturmaktadır.
Bir koro şefiyle trafik polisinin hareketlerini karşılaştırabilir misiniz?
Okulunuzda, ailenizle ya da trafik ortamındayken, trafik polisinin trafiği düzenlerken sıklıkla kullandığı işaret ve hareketleri izlemiş olabilirsiniz. Şimdi gelin bunları bir kez daha anımsayalım ve anlamlarını tekrarlıyalım. Bu hareketlerin büyük çoğunluğu, motorlu taşıt trafiğinin düzenlenmesine ilişkindir. Ancak, biz yayalarda kendi hareketlerimizi onlara göre ayarlayacağız.
Acil Durumlarda Davranışlar, Haberleşme
Acil durumlarda nasıl haberleşme yapılacağını birçok insan bilmez ya da acil durumlarda paniğe kapılır ve beceremez. Şimdi acil durumlarda nasıl haberleşmek gerektiği üzerinde duracağız.
Acil durumlarda haberleşmeyi öğrendiğinizde belki de bir insanın hayatını kurtarmanız söz konusu olabilir.
Özellikle yaralanmalı trafik kazalarının en kısa zamanda polis, ambulans gibi ilgililere bildirilmesi, insan hayatının kurtarılması için çok önemlidir. Yalnızca hasarla sonuçlanan ancak, yeni kazalara yol açabilecek trafik kazalarının ilgililere duyurulması da büyük önem taşır.
Bu duyuru, yakınınızdaki bir büyüğünüzü ya da trafik polisi gibi bir ilgiliyi direkt uyarmakla yapılabileceği gibi evinizde ya da yürüyüşünüz sırasında şahit olmuşsanız, ücretsiz arayabileceğiniz şu telefon numaralarını çevirmekle de olabilir.
155: Polis İmdat 112: Acil Servis
Şehir içlerinde ve otoyollar dışındaki karayollarında, yalnız acil haberleşmeye yönelik telefonlar yoktur. Ancak ankesörlü telefon kabinleri ve ev/işyeri telefonlarını kullanabilirsiniz.
Otoyollarda ise, her iki hareket yönünde banketlerde her 1 km‘de bir yerleştirilmiş “acil telefonlar” mevcuttur. Ücretsiz olan bu telefonları çalıştırarak, haber verebilirsiniz.
Unutmayınız, trafik kazalarından sonra geçen ilk 30 ve 60 dakika yaralının hayatının kurtarılması için çok önemlidir. Bu haberleşmeyi sağlayarak, bir canı kurtarabilirsiniz.
Acil/Özel Durumlarda Davranış
Acil durumlarda nasıl davranacağımız bizim o andaki durumumuza bağlıdır. Kendimizi ve başkalarını korumak ve güvenli bir ortam oluşturabilmek için ne yapılması gerektiği üzerinde duracağız.
Birçok insan kazadan sonra ne yapılması gerektiğini bilmediği veya yanlış şeyler yapıldığı için ölmekte ya da sakat kalmaktadır. Acil/özel durumlarda nasıl davranılması gerektiğini bilmek birçok hayat kurtarmamızı sağlayabilir.
Acil/Özel Durumlarda Davranış (Yansı 48)
Eğer sizin içinde bulunduğunuz araç kazaya karışmışsa, ilk vereceğiniz karar aracı güvenle terk edip edemeyeceğinizdir. Şu durumları gözden geçirelim:
Yapacağınız: Paniğe ve telaşa kapılmadan beklemek. Ses çıkararak yakınınızdaki ve çevrenizdeki kişilere varlığınızı bildirmek.
Yapacağınız: O andaki şartları ve olanakları en güvenli biçimde kullanarak ve yeni bir yaralanmaya izin vermeden aracı terk etmek. Bunu başardığınız takdirde, önemli bir adımı atmış olursunuz. Bundan sonraki adımlar da yaşamsaldır. Bu tür kazalardan sonra, aracın alev alması, devrilmesi söz konusu olabilir. Eğer, sizin de yapabileceğiniz, çok kısa sürede sonuçlanacak ve aracın mevcut pozisyonunu etkilemeyecek, ancak içerde kalmış diğer kişilerin hayatlarını kurtaracak eylemler varsa (kapıyı açma, emniyet kemerini çözme gibi) varsa bunları yapınız, ya da yapanlara yardım ediniz. (Özellikle 14-17 yaş grubu) Bu tür bir gereksinme yoksa, ya da sizin imkanlarınız dahilinde değilse, süratle araç çevresini terk ediniz. Tehlike yalnız kazaya karışmış araçla ilgili değil ve fakat sıklıkla o an trafikte seyretmekte olan başka araçların durmuş araç ya da araçlara çarpması ve yeni tehlikelere yol açması ile de ilişkilidir. Bundan sonra yapılacak işler, kaza alanı ile ilgili uyarıcı işaretlerin güvenli biçimde yola konulması ve kazadan ilgililerin haberdar edilmesidir. O anda yardımlaşacağınız bir büyüğünüz ya da arkadaşınız varsa, hemen bir işbölümü yaparak harekete geçmelisiniz. Çoğunlukla, haberleşme sizin güvenle yapabileceğiniz bir iş olabilir. Bu sırada da, telefonun bulunduğu yerde, eğer varsa, bir büyüğün yardımına başvurmak yararlı olabilir.
Hiç bir zaman güvenliğinizi yeni bir tehlikeye düşürecek telaş içinde olmayınız, dikkatinizi dağıtmayınız.
Kaza sizinle ilişkili olsun ya da olmasın, her ne gerekçe ile kaza çevresi yakınında bulunmayın. Trafik kesilip güvenli alan oluşturulmadıkça karayolu üzerine çıkmayın.
Bu durum, lastik değişimi ya da gereksinim karşılamak için yol kenarları ve parklarda duruşlarda da geçerlidir. Araç çevresi ve karayolu üzerinde bulunmayın. Eğer aracınızın karayolu üzerindeki konumu tehlike yaratıyorsa, en kısa sürede güvenli biçimde araçtan inip, karayolu dışına daha güvenli bir bölgeye geçip, orada bekleyin. Aracınızın duruş yerine bağlı olarak tehlikeli olup, olmadığına karar vermek bazılarınız için kolay olmayabilir. Burada sizin aklınızda kalabilecek ölçüt, içinde bulunduğunuz aracın trafik şeritleri az ya da çok işgal edip etmediğidir. Eğer böyle işgal varsa, sağ kapıyı kullanıp, güvenli yol dışı alanda beklemek şartı ile aracı terk edin.
Kaza, onarım ve gereksinme için yol kenarı duruş ya da yol üzerinde kalmanın, gece ve olumsuz hava koşullarında özellikle görünebilirlik açısından daha da tehlikeli olduğunu hatırlatırız.
Bu sunuşta, ilk yardım teknikleri yer almayacaktır. Ancak, derslerinizde ya da kurslarda öğretilecek “ilkyardım kural ve tekniklerini” iyi öğreniniz, aklınızda tutunuz ve gerektiğinde kullanınız.
Ana sayfa/Giriş/Kuruluş/Eğitim Faaliyetleri/Ar-Ge Faaliyetleri/İstatistiki Faaliyetler/Bazı İstatistiki bil/Ktpo ders kitapları/1998 İstatistik Yıllığı