Durma-Frenleme Nedir?
Bu kısımda, durmanın ne anlama geldiği ve güvenli bir duruş için nelerin yapılması gerektiğini göreceğiz.
Bir çok sürücü durma ve fren yapma kurallarına uymadığı için kaza yapmaktadır. Durma ve frenlemeye ilişkin bilgiler, güvenli yolculuklar için yanı başımızda olmalıdır.
Durma, bir aracın fren sistemi kullanılarak hızının sıfırlanmasıdır. Trafikte, yer ve konum değiştirmek için hareket haline geçmek, ne kadar sık yapılan bir eylemse, durmakta bu hareketi sona erdirmek için o sıklıkla başvurulan bir eylemdir.
(Yansı-1)Durma gereksinmesi, başlayan bir yolculuğu bitirmek, için ya da hareket halindeyken güvenlik gerekçesiyle ortaya çıkar. Bu; beklenmedik bir cismin, aracın önümüze çıkması ya da trafikte seyir halindeyken trafik kural ve işaretlerine uymak nedeniyle olabilir.
Diğer bazı durumlarda ise, diğer yol kullanıcıların (yaya-sürücü-yolcu) davranışları nedeniyle de ‘durmak’ kaçınılmaz ve ertelenmez bir sonuç olabilir. İşte tüm bu nedenlerle, ‘aracınızı durdurmak’ zorunda kalabilirsiniz. Durma eyleminde, hangi algılama-karar verme ve hareket etme süreçlerinden geçildiğini biraz sonra konuşacağız.
Bütün bu süreçlerde, sürücünün rolünü de değerlendireceğiz. Ancak öncelikle, aracınızdan beklenenlerle işe başlamak yararlı olacaktır.
(Yansıyı göstererek, konuşmaya devam edilecek.)
Araçlardaki ‘güvenli bir fren sisteminden’ beklenenler şunlar olabilir:
(Yansıda, ilk şık açık, diğerlerinin üstü kapalı. Daha sonra, takip eden şıklar, konuşma sırası gelince açılıp, devam edilecek.)
Frenlemeye İlişkin Önemli Bilgiler
Bu kısımda, frenlerle ilgili olarak bilmemiz gereken temel bilgileri inceleyeceğiz.
Sorunsuz bir fren sisteminin nasıl olacağını bilmek kendinize ve başkalarına yardımcı olmanızı sağlayacaktır.
Bilindiği gibi, ayak ve el frenleri mekanik olup, kural olarak arka tekerler üzerinde etkilidir. Yolculuk öncesinde ya da yolculuk sırasında, aracınızdaki fren donanımıyla ilgili şu hususlara dikkat etmek yararlı olacaktır:
(Yansı-2)Fren denemesinin üç amacı bulunmaktadır:
(Yansı-2/c)Fren denemesi yaparken arkada araba bulunmamasına özen gösterilmelidir.
Durma Mesafesi
Burada ele alacağımız konu durma mesafesini etkileyen faktörlerdir.
Kaza yapılmış kesimlerdeki fren izleri neyi anlatır acaba?
Durma mesafesi ya da “emniyetli durma mesafesi”, bir aracın ve sürücüsünün, önünde beklenmedik bir gelişme olduğunda, durma için gerekli olan mesafe olarak tanımlanır.
Bu mesafe, iki temel parçadan meydana gelir. Bunlar; (1) Reaksiyon Mesafesi ve (2) Frenleme Mesafesidir. Bu iki mesafenin toplamı “durma mesafesini” verir.
Reaksiyon mesafesi, durmayı gerektirecek bir tehlikenin görülmesi, algılanması ve frene basılması anına kadar geçen sürede kat edilen yola karşılık gelir. Reaksiyon mesafesi genel olarak üç şarta bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bunlar:
Elbette, saydıklarımız içinde en önemlisi ‘hız’dır. Hız tek başına, reaksiyon süresinde alınacak mesafeyi etkilediği gibi, sürücünün durumu ve konsantrasyonunun getirebileceği kısıtları da daha da olumsuzlaştırır.
Diğer yandan frenleme mesafesini de etkileyen faktörler bulunmaktadır.
(Yansı-3/a)Bunlar ;
Frenleme mesafesi, bu faktörlere bağlı olarak ifade edilmektedir. Hiç şüphesiz, yine en önemli faktör ‘hız’dır. Çünkü, hızın ikiye katlanması frenleme mesafesini tam dört kat artıracaktır.
(Yansı-3/b) Bunları da, ileride daha ayrıntılı konuşacağız. Diğer yandan, araç çeşitleri (binek aracı – ağır taşıt) ve yükleme biçimlerinin de frenlemeyi etkilediği doğrudur. Ancak, biz bu değişkenleri ileriki bölümlerde tartışacağız.Reaksiyon Mesafesini Etkileyen Faktörler
Hız, sürücünün ruhsal ve fiziksel durumu ile konsantrasyonu ne ölçüde hızlı reaksiyon gösterebileceğimizi belirler. Haydi birlikte reaksiyon mesafemizi inceleyelim.
Günün hangi saatinde araç kullanırken kendinizi daha uyanık ve dikkatli hissediyorsunuz?
Reaksiyon Mesafesini etkileyen faktörleri, şimdi sırasıyla konuşalım.
Reaksiyon mesafesini etkileyen üç faktör vardır. Bunlar ;
Fren Mesafesini Etkileyen Faktörler -1
Şimdi, reaksiyon mesafesini etkileyen faktörlerden sonra frenleme mesafesini etkileyen faktörleri inceleyeceğiz.
Bu faktörleri bilmek frenleme mesafenize bağlı olarak güvenli sürüşe yönelik ipuçları verecektir.
“Frenleme mesafesi”, aracın frenleme sırasında aldığı yola karşılık gelmektedir. Bu mesafeyi de etkileyen faktörler vardır.
Fren mesafesinin uzunluğu, aracın seyir anındaki hızına, yolun yüzeyine, yolun eğimine, fren ve lastiklerin durumuna göre değişir. Elbette, fren yapma biçiminizin de etkisi söz konusudur. Bunun etkisi, direkt hesaplamaya alınabilecek bir etki değildir.
Ancak, hepimiz biliyoruz ki, pedala pompalayarak basma ya da gaz pedalından ayağı çekip, sonradan frene basılması mesafeyi etkileyecektir. Ancak bütün bunlar imkanınız olduğunda başvurabileceğiniz güvenli önerilerdir.
Fren mesafenizi, en fazla etkileyen faktör, kuşkusuz “hızınızdır”. Şimdi açıklayacağım üzere, bu etki çoğumuzun tahminlerinin de üzerindedir. Hızınız 35 km/saat’den, 70 km/saat’e çıkardığınızda, yani ikiye katladığınızda, fren mesafeniz önceki hızdaki mesafeye göre tam dört kat artacaktır.
(Yansı-5/a)Hızınızı 35 km/saat’den, 105 km/saat’e çıkardığınızda, yani üçe katladığınızda, durma mesafesi bu kez, inanamayacaksınız, tam dokuz misli artar.
Yol eğiminin etkisini hepiniz biliyorsunuz. Yokuş aşağı durma mesafeniz, diğer tüm şartlar aynıysa, yokuş yukarı durma mesafenizden daha uzun olacaktır. Yani, yokuş aşağı inişlerde, daha da dikkatli olmamız gerekiyor.
(Yansı-5/b)Fren Mesafesini Etkileyen Faktörler-2
Fren Mesafesi’ni etkileyen faktörleri incelemeyi sürdürüyoruz.
Yol yüzeyi ve lastikler fren mesafesini nasıl etkilemektedir? Bu konuyu burada tartışmak yolculuklarınızda yol yüzeyleri ve lastikler konusunda daha duyarlı olmanızı kolaylaştıracaktır.
Yol yüzeyi durma mesafesini etkilemektedir. Lastiklerinizle, yol yüzeyi arasında iyi bir tutuşun sağlanması önemlidir. Örnek verecek olursak, kaymak asfalt diye belirttiğimiz “asfalt beton” kaplamalı yollarda fren mesafesi, bizim kara yollarımız da daha sık karşılaştığımız mıcırları üzerinde görülen-pürüzlü yüzeye sahip, “sathi kaplama” yollardaki fren mesafesinden daha kısadır. Farkında mısınız, sürüş kolaylığı, konfor her zaman lehimize sonuç vermiyor. Daha farklı yerlerde de konuştuk, belki de konuşacağız, yol yüzeyinde su birikmesi, buz ya da kar olması yine fren mesafesini uzatan faktörlerdir.
Burada, pratikte karşılaştığımız bazı durumlara göz atmak faydalı olacaktır. Bunlar, kaplamalı olmayan banketlerde sürüşün getireceği sorunlardır. Asfalt kaplamalı yolda ilerlerken, fren yapmaya başladığınızda, değişik nedenlerle kaplamasız bir bankete kayma durumunuz çıkarsa:
(Yansı-6)Hepiniz biliyorsunuz, asfalt ve çakıllı banketin sürtünme katsayıları ve lastik tutuşları farklıdır.
(Yansı-6/a) Hızınıza bağlı olarak, böyle bir deneyim, aracınızın dengesini bozup, sizi savurur. Hiç unutmayın, fren ve durma mesafelerinizde bu durumdan etkilenecektir.Öyleyse, imkanlar dahilinde, durma eyleminin, asfalt kaplama üstünde başlatılıp, bitirilmesine özen gösteriniz. Buna bağlı olarak, herhangi bir nedenle (yol çalışması vb.) granüler (çakıl) malzemenin yol yüzeyinde bulunmasının, fren mesafenizi olumsuz etkileyeceğini unutmayınız. Özellikle, bu tür yol yüzeylerinde daha dikkatli olmak gerekiyor. Kaymayı kolaylaştıran diğer yol yüzeyi durumlarının (rögar kapakları, yağlar vb.) farkında olmak ayrıca önem taşıyacaktır.
Bu arada, lastiklerden de bahsetmek yerinde olacaktır. Kabak lastik diye belirttiğimiz, diş derinlikleri azalmış ya da yok olmuş lastiklerin yolu kavraması ve tutuşu da azalacağından, frenlemeyi zorlaştıracağı gibi mesafeyi de uzatacaktır.
(Yansı-6/b)Frenlerin durumunu daha önce konuşmuştuk. Fren sistemi iyi çalışmayan bir aracın, bütün diğer tehlikelerin yanında fren mesafesini de uzatacağını söyleyebiliriz.
Reaksiyon, Fren ve Durma Mesafeleri
Durma mesafesinin yol yüzeyiyle ilişkisini inceleyelim şimdi de.
Her zaman olduğu gibi, bu önemli konu hakkında da bilgi ve beceriye sahip olduğumuzda, trafik güvenliğini sağlamış olacağız.
Hatırlayacak olursak buraya kadar, durma mesafesinin; reaksiyon ve fren mesafelerinin toplamından meydana geldiğini gördük. Bu mesafelere, ayrı ayrı etkileyen faktörleri değerlendirdik. Şimdi, konuştuklarımızı, bir tablo ve grafik üzerinde izleyelim.
Yansıdaki grafik gösterimde, değişik hızlarda, reaksiyon mesafeleri ile, ıslak ve kuru asfalt yüzeyler için frenleme ve ikisinin toplamı olarak ‘durma mesafeleri’ verilmektedir.
Hıza bağlı olarak, durma mesafeleri artış gösterirken; incelediğimiz gibi, aynı hız değeri için ıslak yüzeylerde durma mesafesi, kuru yüzeylere göre daha uzun olmaktadır.
ABS Frenlerinin Özellikleri
ABS sistemi artık gündelik dile girdi ama gerçekten bu sistemin özellikleri ne imiş bir bakalım.
Aracında ABS sistemi olan bir çok sürücü bu sistemin ayrıntılı özelliklerini bilmiyor. Bu konudaki bilgilerinizi genişletmek için. işte size bir fırsat.
Arkadaşlar; ABS’yi özellikle panik halinde ani frenlemelerde, frenleme anında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen fren sistemi olarak tanımlayabiliriz. (Yansı-8)
Bildiğiniz gibi, yeni model araçlarda var olan bu sistemin sürücülere avantaj sağladığı ve kısa mesafelerde durmaya yardımcı olduğu söylenmektedir. Bu doğru değildir. Eğer bir avantaj söz konusuysa, bu mesafe de değil, tekerleklerin ani frenlerde kilitlenmesinin ortadan kalkmasıyla güvenlikte söz konusudur. Ancak, diğer yandan, hepimiz biliyoruz ki, b
u frene sahip birçok araç sürücüsü, arabasının özelliklerini fazla abartıp, daha fazla hızlar ve daha yakın takipler yapıyorlar. Yani, bir yerde kazandıklarını, diğer bir yanda, tehlikeleri davet ederek kaybediyorlar. (Yansı-8/a)ABS frenler çalışırken, fren pedalında bir ara boşluk hissedilir, bu sistemin tekerler üzerindeki etkisinin uygulanması ve bırakılması ile ilgilidir. Bu durum normaldir. ABS frenlerin devre dışı kalması, ön panelde bir lamba ile sürücüye bildirilir. Lütfen unutmayın, ABS devre dışı
kalsa bile, normal frenleriniz çalışmaya devam edecektir.Sıklıkla sorulan bir başka soru da şudur: ABS frenlere sahip araçla, virajlarda, ıslak yüzeylerde ya da çakıl vb. malzemeli yollarda daha hızlı gidebilir miyim? Maalesef ‘hayır’ ABS, olumsuz yüzeylerde daha iyi yol tutuşu sağlamaz ya da virajda fazla hızda yol platformunda kalmanıza yardım etmez.
(Yansı-8/b)ABS, başka nelere yardım edemez? ABS, fizik yasalarını tersine çeviremez. Örneğin, ıslak yol yüzeyindeki önümüzdeki aracı yakın takip ederken, ortaya çıkabilecek bir frenleme durumunda, ABS’nin size yararı olmayacaktır.
Dönüşlerde, köşeler içinde frenleme ABS ile bir alışkanlık olmalı mı? Hayır. Lütfen, doğru giderken frenleme yapmaya her zaman olduğu gibi gayret ediniz.
(Yansı-8/c)Yüksek sesle sorulmayan, ancak hep akılda tutulan bir başka soru: ABS ile bazı sürüş alışkanlıklarımı değiştirmeli miyim? Daha az dikkatle bile sürebilirim? Hayır, hayır. ABS yalnızca, acil durumlarda, yalnızca bir özel konuda yardım sağlamaktadır. Bu hiçbir zaman savunucu ve kurallara uygun sürme alışkanlığınızı değiştirebileceğiniz anlamına gelmemelidir.
Sorulara devam edelim. Bir panik durma anında, kayma halinde, ABS bana nasıl yardımcı olmaktadır? Daha önce söylediğimiz gibi, sistem tekerleklerin kilitlenmesini önlemektedir. Bu da size; o an için, aracınızı daha güvenli yönetme imkanı tanımaktadır. Bu güven, size her tehlikede direksiyonunuzla gerekli manevralar yapacağınız anlamına gelmemektedir. Olumsuz yol koşullarında, hele hızlı gidiyorsanız, ABS’niz olsa bile bu, lastiklerinizin iyi tutuş sağlayacağı ve kazadan kaçınacağınız anlamını taşımamalıdır.
Bir son sor, belki de en önemlisi. ABS frenlerle nasıl güvenli araç kullanırım? Bunun cevabının karmaşık olacağını bekliyorsunuz. Oysa yanılıyorsunuz. Cevap çok basit ve açık: ABS’nin devreye girmesine gerek kalmadan araç kullanırsanız, güvenli sürüş yapmış olursunuz. Hızın izin verilen limitler içinde tutulması, iyi ve dikkatli bir gözlem ve yakın takip yapılmaması neticesinde, ABS’ye gereksinmeniz olmayacağını düşünebilirsiniz. Güvenli ve savunucu sürücülük teknik ve yaklaşımları ile ABS’ler devreye girmeyeceklerdir.
Nasıl Fren Yapmalı?
Nerede, nasıl, ve ne zaman fren yapmalıyız soruları, şimdiki konumuzu oluşturuyor.
İçinizde gerçekten fren yapmayı bilen kaç kişi vardır dersiniz
?Bir motorlu aracın hızının azaltılması için, iki normal yöntem bulunmaktadır:
(Yansı-9)a) Gaz pedalındaki basıncı azaltarak, motor kompresörü ile aracın yavaşlatılması;
b) Frenlerin kullanılması
Frenleme, araç üzerine etkileri nedeniyle tehlikelidir. Frenleme altında, aracın arkası yukarı kalkma eğilimine girer, ağırlık ön tekerlekler üzerinde ileri ve aşağıya doğru atılır. Bu durum, istenmeyen bir ağırlık dağılımını ortaya çıkaracaktır. Bu dağılımla; direksiyon ağırlaşır, özellikle arka aks (tekerlekler) üzerinde genel stabilite azalır.
Açıklamaya çalıştığımız bu olumsuzlukları azaltmak için, sürücü şu kurallara dikkat etmelidir ;
(Yansı-9/a)Sert bir fren için kuru, sıkı ve kaba bir yol yüzeyinin varlığını ararken, yumuşak ve kaygan yüzeylerde yumuşak bir frenlemeyi tercih ediniz.
Bu yol yüzeyinin, yolculuğun her anında gözlenmesini gerekli kılmaktadır.
3) Bir tepeden aşağıya , iniş eğimiyle inerken, frenlemeyi özellikle doğru yol kesimlerinde yapınız, virajlarda ve köşelerde mümkün olduğunca yumuşak frenleme yapınız. Yavaşlamanın ilk aşamalarında, düşük viteslere geçme gereğinizi unutmayınız.
(Yansı-9/b)Virajların ve köşelerin önceden doğru değerlendirilmesi, frenleme ihtiyacını ortadan kaldırabilecektir. Ancak buna rağmen, giriş hızının doğru seçilmemesinden, güvenli bir durumda olmadığınızı hissederseniz:
i) ayağınızı yavaşça gaz pedalından çekin;
ii) eğer hız hala fazla ise, yavaşça frene basınız.
iii) Eğer aracın gerisi, yukarıdaki iki davranışınızın birinde, denge durumunu kaybederse, direksiyonla düzeltmeye çalışın.
Takip Mesafesi Neden Önemlidir?
Bu kısımda daha az frene basmak ve takip mesafesini korumak için hangi kurallara uyulması gerektiği üzerinde duracağız.
Takip mesafesini kurallara uygun bir şekilde korumayı öğrendiğimizde maddi ve manevi bir çok kazancımız olabilir.
Frenlemeyi konuşurken, 'takip mesafesinden' de söz etmek uygun olacaktır. Bu nedenle, isterseniz bu kısımdaki sözlerimizi, frenleme ihtiyacımızı az hissedeceğimiz, takip mesafesi açıklamasıyla bitirelim.
Önünüzdeki araçla olan mesafenizin ne olması gerektiğini bilmek karışık gelebilir. Bir temel yaklaşıma göre, hızınız sürüş anında ne ise, önünüzdeki araçla aranızda bırakmanız gereken mesafe onun metre karşılığı olmalıdır. Örneğin 90 km/saat hızla gidiyorsanız, 90 metre mesafe bırakmanız gibi. Ancak bu yaklaşım, özellikle şehirler arası yollarda uygun olabilir. Şehir içlerindeki, trafik yoğunluğu ve göreceli olarak düşük hızlar, bu mesafeyi hızın metre cinsinden yarısına eşit bir değere çekebilir. Örneğin 40 km/saat hızla gidiyorsanız, 20 metre mesafe bırakmanız gibi.
(Yansı-10)Bununla beraber, karayollarında araç kullanırken, daha açık ve uygulaması daha kolay bir yaklaşım daha vardır: "Üç saniye kuralı"
(Yansı-10/a)Önündeki arabanın yanından geçip gittiği, yol kenarında bir direk, ağaç ya da bir işaret belleyin.
Önünüzdeki araç bu nesneyi geçer geçmez, içinizden, "binbir, biniki ve binüç" olarak saymaya başlayın. Eğer binüçe gelmeden önce, seçtiğin yere varırsan, aracını önündeki araçla çok yakın sürüyorsun demektir. Mesaj gayet açıktır: "Ayağınızı gaz pedalından çekiniz."
Önünüzde giden aracın fren yapmaya başladığını yanan arka fren lambalarından görüp, sizin de frene başvurmanız arasında geçen zaman 1 saniyedir. Bu sürede;
(Yansı-10/b)Hızınız 50 km/saat ise, aracınızın alacağı yol 15 metre;
Hızınız 70 km/saat ise, aracınızın alacağı yol 20 metre;
Hızınız 90 km/saat ise, aracınızın alacağı yol 25 metre
olacaktır.
Zincirleme çarpışmalar, sürücülerin çoğunlukla önlerindeki aracı çok yakın takip etmelerinden ve zamanında fren yapamadıklarından meydana gelmektedir.
Başınızı kaldırıp, imkan olduğunca kuyruğun en başındaki aracın hareketlerini izlemek, bir şekilde erken bir uyarı almak gibidir. Bu takdirde frene başvurmak için daha güvende olabileceğiniz bir zaman ve mesafe kazanmış olursunuz. Ani durma şaşkınlıklarına düşmemiş olunur.
Unutulmaması gereken bir diğer nokta da, bu tür ani duruşlarda, imkan dahilinde arkadan gelen sürücüyü ayrıca uyarmak için dörtlü flaşörlerin yakılmasının yararlı olacağıdır. Bir diğer önlemde, özellikle sürüş şeridinizin iyice sağına yaklaşarak durmayı gerçekleştirmektir. Fren yapmaya hazırlıklı olmak, ayağınızın gaz pedalından çekilmesi, kuşkulu takiplerde işe yarayacaktır.
Ana sayfa/Giriş/Kuruluş/Eğitim Faaliyetleri/Ar-Ge Faaliyetleri/İstatistiki Faaliyetler/Bazı İstatistiki bil/Ktpo ders kitapları/1998 İstatistik Yıllığı