İkamet İşlemleri
YABANCILARIN İKAMET İZNİ İŞLEMLERİNE
İLİŞKİN TANIMLAR;
1-Çalışmak Üzere İkamet İzni :
5683 sayılı Yabancıların Türkiye`de İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; iş
tutmak maksadıyla Türkiye`ye gelen yabancılar, geldikleri
tarihten itibaren bir ay zarfında ve her halükârda çalışmaya
başlamazdan evvel ikamet tezkeresi almış bulunmalıdırlar.
Bu durumda, Türkiye’ye çalışmak amacıyla
yurtdışından çalışma vizesi alarak gelmiş olan yabancıların,
en geç 30 gün içerisinde ve çalışmaya başlamazdan evvel
ikamet tezkeresi alması gerekmektedir.
2-İkamette Kesinti :
İkamet tezkeresi hamili olup ta
yurtdışına çıkış yapan ve sona eren ikamet tezkeresini
geçerli bir nedeni olmaksızın altı ay içerisinde
uzattırmayan veya Türkiye’de olmasına rağmen tezkeresinin
süresini yine altı ay içerisinde uzattırmamak suretiyle
ülkede izinsiz ikametli olarak bulunması anlamına gelir.
3- İkamet Tezkeresi İçin Müracaat
Süresi;
Çeşitli amaçlara yönelik uzun veya kısa
süreli vizelerle veya vize muafiyeti, bandrol veya kaşe
vizelerle Türkiye'ye gelen yabancıların, 5683 sayılı kanunun
3 üncü maddesi ile bu maddenin uygulamasını gösteren ve
yukarıda detayları verilen 1961 tarihli Kararname
çerçevesinde ikamet tezkeresi almaları gerekmektedir.
Örneğin, Bir yıllık ikamet hakkı bahşeden
uzun süreli bir vize ile Türkiye'ye gelen bir Alman
vatandaşının üç ayın sonunda, aynı tür bir vize ile gelen
bir Ürdün vatandaşının ise bir aydan sonra, (Ancak, talep
edenlere giriş tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ikam et
tezkeresi düzenlenebilir.)
Üç aylı k
vize muafiyeti ile gelen bir yabancının üç ayın sonunda,
Üç aydan az sürelere sahip vize muafiyeti
veya diğer vizelerle gelenlerin bu sürelerinin sonunda,
İkamet tezkeresi bulunanların, tezkerelerinin bitim
tarihinden itibaren 15 gün içinde,
Türkiye'de çalışacak yabancıların ise çalışmaya başlamadan
evvel, emniyet makamlarından ikamet tezkeresi almaları icap
etmektedir.
Dolayısıyla yabancıların ikamet tezkeresi
almadan kalabilecekleri sürenin sonu, aynı zamanda tanzim
edilen ikamet tezkerelerinin başlangıcı olmaktadır. Bu
arada, çalışma, öğrenim, araştırma, uzun süreli kalma gibi
amaçlarla dış temsilciliklerimizden vize alarak gelen
yabancılara ise talepleri halinde giriş tarihi esas alınarak
da İkamet tezkeresi tanzim
edilebilecektir.
Ancak, bandrol ve ka şe
vizelerle veya vize muafiyetinden istifade ederek gelen
yabancılara verilecek ikamet izinlerinde bu vizelerin bitiş
tarihi ikamet tezkeresinin başlangıcı olarak kabul
edilecektir.
Uzun süreli ikamet hakkı bahşeden
vizelerle gelip, yukarıda öngörülen süreler içinde müracaat
ederek ikamet tezkeresi almayan yabancılardan, Türkiye'den
çıkışları sırasında, 492 sayılı Harçlar Kanununa istinaden
her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenerek Resmi Gazetede
yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren harç miktarlar
üzerinden hesaplama yapılarak, ihlalde bulundukları
tarihteki harç miktarının bir kat fazlası alınmak suretiyle
cezalı ikamet harcı ve ikamet tezkeresi bedeli tahsil
edilmektedir.
a- İlk defa ikamet izni alacaklar :
Bu yabancılar, vize veya vize muafiyet süresi içerisinde
başvuru yapmak zorundadırlar.
b- İkamet tezkeresi almış olup da
süresini uzatacak yabancılar :
Bu yabancıların tezkere süresinin bitiminden itibaren
izinlerini on beş gün içerisinde uzatabilme hakları
mevcuttur. Bu itibarla Türkiye'de ikamet tezkeresi alan ve
ikametinin sona ermesinden itibaren on beş gün içerisinde
yurdumuzdan çıkış yapan yabancılardan kat'i suretle cezalı
ikamet harcı ve defter bedeli alınmamaktadır. Bu nedenle
ilgililerin fazladan ceza ödememeleri için zamanında
başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
4-İKAMET TEZKERELERİNİN YENİLENMESİ VEYA
SÜRELERİNİN UZATILMASI :
a- Türkiye'de ikamet tezkerelerini
yenilemek veya süresini uzatmak isteyen yabancılar bu
tezkerede yazılı sürenin sona ermesinden itibaren on beş gün
içerisinde Emniyet makamlarına bizzat veya bilvasıta
müracaat ederek yenisini almaya veya süresini uzattırmaya
yükümlüdür.
b- Süresi biten ikamet tezkereleri
üzerinde en fazla dört defa uzatma işlemi yapılabilir.
c- Yabancının konumu değişmiş olsa dahi
(adres, iş, statü, medeni hal ve ikamet tezkeresini aldığı
ilden başka bir ile nakil v.b. durumlardaki değişiklikler)
kendisine ikamet izni verilecek ise uzatmanın aynı tezkere
üzerinde yapılması gerekmektedir
İKAMET TEZKERELERİNİN
SÜRESİ VE UZATILMASI;
ikamet tezkerelerinin
süresi be ş
seneliktir. Karşılıklılık ilkesi uyarınca bu süre, Dışişleri
Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığı
tarafından, daha uzun veya daha kısa olarak tespit
edilebilir.
Süresi biten ikamet tezkeresi üzerinde en
fazla dört defa uzatma işlemi yapılabilir. İkamet
tezkerelerinin dört defaya kadar temdit edilmesi, 5683
Sayılı Kanunun 4360 Sayılı Kanunla Değişik 9’uncu maddesinin
bir gereğidir. Bu sebeple, daha önceden hangi amaçla alınmış
olursa olsun, dört defa uzatma hakkı dolmamış ise aynı
tezkere üzerinden temdit işlemi yapılır.
5- İKAMET TEZKERELERİNİ KAYBEDENLER :
İkamet tezkerelerini kaybedenler derhal
ilgili makama müracaatla yenisini almaya mecburdurlar.
Bunlara kaybettikleri ikamet tezkerelerinin süresince
muteber olmak üzere yeniden ikamet tezkeresi verilir.
Bunların yerine verilecek yeni ikamet tezkerelerinden harca
tabi olanlar için 492 Sayılı Harçlar kanununda yazılı
harçların yarısı alınır.
6-TÜRKİYE'DEN AYRILANLARIN İKAMET
TEZKERELERİ :
Süresi bitmiş dahi olsa ikamet
tezkereleri çıkış esnasında yabancıdan alınmayacaktır.
7- İKAMETTE KESİNTİ :
Mazeretsiz olarak Türkiye'deki İkametine
altı aydan fazla ara veren yabancıların daha sonra
yapacakları ikamet izin taleplerinde önceden almış oldukları
ikamet izinlerinin toplamı dikkate alınmaz. Bu kişiler
hakkında Türkiye’de ilk defa ikamet izni talebinde bulunan
yabancılar gibi işlem yapılır.
Ancak yabancının tedavi, öğrenim,
askerlik görevi yapmak gibi mücbir sebeplerle yurt dışında
kalmaları halinde ikamet iznindeki ara verilen süre altı ayı
geçse dahi, ikamet iznine ara vermiş sayılmaz. Bu gibi
kişilerden mazeretini ortaya koyacak bilgi ve belgeler talep
edilir. (sağlık raporu, eğitim ve öğretim gördüğüne veya
askerlik görevini yaptığına ilişkin belge, v.s.)
B.KİMLİK KARTI İLE GİRİŞ YAPAN
YABANCILARIN İKAMET İZNİ İŞLEMLERİ;
Avrupa Konseyine üye
devletlerin vatanda şlarının
kimlik kartlarıyla pasaportsuz olarak giriş yaptıktan sonra
üç ayın sonunda Türkiye'de evlilik yaptıkları bahis konusu
edilerek, bu ve buna benzer ikamet izni talepleri hususunda
nasıl hareket edileceği hususu sorulmaktadır.
1 Aralık 1961 tarih ve 10972 Sayılı Resmi
Gazete'de Yayımlanan, Avrupa Konseyi Üyesi devletler
Arasında Kişilerin Seyahatleri ile ilgili Avrupa Anlaşmanın
1/1 Maddesi, Avrupa konseyi üyesi ülke vatandaşlarının
pasaport yerine kimlik kartlarıyla seyahatlerini öngörmekle
birlikte, maddenin diğer bentlerinde kimlik kartının
bahşetmiş olduğu hakkın sınırları çizilmiştir.
Yine anlaşmanın 1.Maddesinin 2 ve 3
bentlerinde, söz konusu kolaylığın sadece üç ayı geçmeyen
ziyaretler için geçerli olacağı, başka bir tarafın
topraklarına üç aydan fazla süren ikamet için veya kazanç
teminini izleyen bir amaçla girildiği taktirde, muteber
pasaport ve vize talep edileceği hükme bağlanmıştır.
Bu sebeple, 1 Aralık 1961 tarih ve 10972 Sayılı Resmi
Gazete'de Yayımlanan, Avrupa Konseyi Üyesi devletler
Arasında Kişilerin Seyahatleri ile ilgili Avrupa
anlaşması.uyarınca kimlik kartını kullanarak Türkiye'ye
giriş yaptıktan sonra üç ayın dolmasına rağmen çıkış
yapmayarak herhangi bir amaca istinaden ikamet izni talep
eden yabancıların muteber bir pasaport ibraz etmesi ve
ikamet tezkeresinin pasaport bilgileri üzerinden tanzim
edilmesi gerekmektedir.
C.TÜRKİ YE'YE
VİZE İLE VEYA VİZE MUAFİYETİNDEN İSTİFADE EDEREK GELEN
YABANCILARIN İKAMET TEZKERELERİNİN TANZİMİNDE BAŞLANGIÇ
OLARAK ESAS ALINACAK SÜRELER;
Yabancıların ikamet tezkeresi almalarıyla
ilgili husus, 5683 Sayılı Kanunun 3. maddesi 1 inci
fıkrasındaki;
“Türkiye’de bir aydan fazla kalacak
yabancılar bu müddet bitmeden ikamet tezkeresi almak için
gerekli beyannameyi doldurmak üzere yetkili emniyet
makamlarına bizzat veya bilvasıta müracaat etmekle
ödevlidirler. Bu beyanname hiçbir harç ve resme tabi
değildir”
şeklindeki ifadeyle yer almıştır.
Bu fıkradaki ikamet tezkeresine ilişkin
bir aylık süre, 04.08.1961 tarihinde yürürlüğe giren
Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca;
NATO Anlaşmasıyla
bağlı bulunduğumuz devletler
ile, Avrupa Konseyine dahil üye memleketler ve
aynı zamanda kendileri ile vize muafiyeti anlaşması yapmış
olduğumuz devletler vatandaşlarına üç ay olarak
uygulanmıştır.
Bakanlar Kurulu tarafından 24 Mart 2001
tarihinde kabul edilen
“AB
Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal
Programı”nda
yer alan AB Vize Negatif Listesine uyum sağlanması için
AB’nin vize uyguladığı ancak Türkiye’nin vizeden muaf
tuttuğu 19 ülkeye vize uygulamasına başlanılmış, yine
24.07.2003 tarih ve 25178 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Ulusal Program uyarınca da ülkemiz, vizeden muaf olan 10
ülkeye daha 2004 yılı sonu itibariyle vizeye tabi ülkeler
kapsamına alacaktır.
Bu durumda, Türkiye’ye giriş için vize
muafiyeti sona erdirilen bu ülkeler vatandaşlarının da, 1961
tarihli Bakanlar Kurulu Kararından yararlandırılmaları
mümkün olamayacağından, 5683 Sayılı Kanunun 3. maddesi
gereğince 1 aydan sonra ikamet tezkeresi almaları
zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Böylece, uygulanmasında bir takım
zorluklar bulunan 1961 tarihli Bakanlar Kurulu Kararındaki
üç aylık sürenin, vize süreleri yeterli olan tüm yabancılar
için uygulanabilir hale getirilmesini sağlayacak değişikliğe
gidilmesi kaçınılmaz olmuştur.
Bu nedenle, 5683 Sayılı Kanunun 3.
maddesinde belirtilen ikamet tezkeresi alma zorunluluğuna
ilişkin 1 aylık sürenin, 3 ay olarak uygulanması hususunda,
Dışişleri, Maliye ve Turizm Bakanlıkları ile Bakanlığımız
mutabakatı sonucunda, aynı Kanunun 30. maddesine dayanılarak
çıkarılan ve bugüne kadarki uygulamaya yön veren 1961
tarihli Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun yerine, aşağıda metni yazılı yeni
Bakanlar Kurulu Kararı 08.01.2004 tarihi itibariyle
yürürlüğe girmiş bulunmaktadır (RG: 08.01.2004-25340).
“5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de
İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesinin
birinci fıkrasındaki bir aylık sürenin, vize muafiyet
süresinin veya yabancının hamili olduğu vize etiketinde
belirtilen ikamet süresinin yeterli olması kaydı ile, 90 gün
olarak uygulanması; Dışişleri Bakanlığının 28.07.2003
tarihli ve 285611 sayılı yazısı üzerine, adı geçen Kanunun
30 uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 22.12.2003
tarihinde kararlaştırılmıştır.”
Söz konusu değişiklikle birlikte,
Türkiye’ye vize alarak veya vize muafiyetinin sağlamış
olduğu kolaylıktan yararlanarak gelmiş olan yabancıların, ne
kadar süre sonra ikamet tezkeresi alacaklarına ilişkin
uygulamalar değişmiştir.
Daha önce açıklanan 5683 sayılı Kanunun 3
üncü maddesinin 1 inci fıkrasına ilişkin uygulama esasları,
bundan böyle yukarıda yazılı Bakanlar Kurulu Kararı
çerçevesinde yeniden düzenlenerek aşağıya çıkarılmıştır.
Buna göre;
1)90 Gün Uygulaması
Yasal olarak
Türkiye’ye giri ş
yapan yabancılar, ülke ayırımı yapılmaksızın; vize muafiyet
süresi veya yabancının hamili olduğu vize etiketinde ikamet
izni olarak belirtilen süresi en az 90 gün olan yabancılar,
Türkiye’de 90 güne kadar ikamet tezkeresi almadan
kalabileceklerdir.
Örnek 1:Türkiye ile Almanya arasında
Alman vatandaşları açısından tek taraflı olarak uygulanan
vize muafiyeti kolaylığı bulunmaktadır. Bu süre 90 gündür.
Alman vatandaşlarının genellikle vize muafiyetinden
yararlanarak gerçekleştirdikleri turistik amaçlı
seyahatlerinde, eskiden olduğu gibi, 90 gün boyunca ikamet
tezkeresi almaksızın kalabileceklerdir.
Örnek 2: Hırvatistan vatandaşlarına
yönelik vize muafiyeti uygulamamız iki ay (60 gün) dır. Buna
göre, bu muafiyetten yararlanarak Türkiye’ye gelen bir
Hırvat vatandaşı, ancak iki ay süresince ikamet tezkeresi
almayacaktır. İki ayın sonunda, Türkiye’de kalmaya devam
edecek ise 5683 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi 1 inci fıkrası
uyarınca ikamet tezkeresi almış olması gerekecektir. Çünkü,
Bakanlar Kurulu Kararında geçen 90 günlük sürenin ikamet
tezkeresi alınmadan kullanılabilmesi için vize veya vize
muafiyet süresinin en az 90 gün süreli olması gerekmektedir.
(Şayet Hırvat vatandaşı Türkiye’nin dış temsilciliklerinden
altı ay ikamet süreli vize alarak gelmiş olsa idi, ikamet
tezkeresi almadan kalabileceği süre 90 gün olarak
uygulanacaktı.)
Örnek 3: Suriye vatandaşlarının
Türkiye’ye seyahatleri konsolosluk vizesine tabidir.
Dolayısıyla Suriye vatandaşları Türkiye’ye gelmeden önce
Türkiye’nin Suriye’deki temsilciliğine başvuruda bulunarak
vizesini alması gerekmektedir. Bu şekilde 20 gün ikamet
süreli akraba ziyareti, turistik, tedavi gibi amaçlarla vize
alarak gelen bir Suriye vatandaşı, 20 günün sonunda
Türkiye’de kalmaya devam edecek ise vize süresinin 90 günden
az olması nedeniyle, 20 günün sonunda ikamet tezkeresini
almış olması gerekecektir.
2)90 Gün Uygulamasında Bandrol Vizeler
Bazı ülke vatandaşlarına Hudut
kapılarında verilmekte olan bandrol vizelerin süreleri; 15
gün, bir ay (30 gün) iki ay (60 gün ) ve üç ay (90 gün)
olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla, ikamet süresi 90 günü
aşan bandrol vize uygulaması söz konusu değildir.
Bu durumda, bandrol vizelerle Türkiye’ye
giriş yapan yabancılar, bandrol vizelerinde ikamet izin
süresi olarak yazılı olan süreden daha fazla Türkiye’de
kalmaya devam edecekler ise bandrol vizelerindeki süreleri
bitmeden önce ikamet tezkeresi almaları gerekecektir.
3)5683 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi
dışında belirlenen ikamet tezkeresi süreleri
3.a)
Milli veya milletlerarası tarih-kültür ve güzel sanatlar,
şenlikler, festivaller, spor müsabakaları münasebetiyle veya
Bakanlar Kurulu’nca tayin olacak yerlere ziyaret, tedavi
veya hava değiştirme maksadı ile “turist” damgalı
(vizenin amaç bölümünde “turist” ya da “turizm” yazan) giriş
vizeleri ile gelen yabancılar, vizelerinde ikamet bakımından
sınırlama getiren bir kayıt yoksa 5683 Sayılı Kanunun 5.
maddesi uyarınca
dört ay (120 gün),
3.b)Seyahat
maksadı yla
veya yukarıdaki fıkrada yazılı maksatlarla Türkiye’ye
müşterek
pasaportlarla
gelen yabancılar, vize muafiyet süresi veya vizelerindeki
ikamet süresi yeterli ise üç ay (90 gün),
3.c) Triptik vesikaları ve giriş
karneleriyle gelen yabancılar vize muafiyet süresi veya
vizelerindeki ikamet süresi yeterli ise 5683 Sayılı Kanunun
6. maddesi uyarınca
dört ay (120 gün),
3.d)
Kuzey Atlantik Anla şmasına
(NATO) taraf ülkelerin “kuvvet mensupları”, 1954 tarihli
Kuvvetlerin Statüsüne Dair Anlaşma uyarınca
görevleri süresince,.
3.e)
Türkiye’de bulunan yabancı
diplomatik misyon mensupları görevleri süresince,
(Dışişleri Bakanlığınca verilen kimlik kartı ile ikamet
edenler)
3.f)Uluslararası kuruluşların Türkiye’de
görev yapan personeli görevleri süresince, (Dışişleri
Bakanlığınca verilen kimlik kartı ile ikamet edenler) ikamet
tezkeresi almadan kalabileceklerdir.
Ancak, “d, e ve f” maddelerinde
belirtilen yabancıların, görevlerinin sona ermesinden
itibaren bir ay içerisinde ikamet tezkeresi müracaatında
bulunmaları gerekmektedir. Bu süre içerisinde çıkış
yapanlara cezalı ikamet harcı uygulanmaz. (5683 Sayılı
Kanun, Md.29.)
8.Ülkemizde Akademik Araştırma Ve Öğretim
Çalışmaları İçinde Aktif Görev Alan Yabancı Uyruklu Öğretim
Elemanları İle Eş Ve Çocuklarına Yönelik 492 Sayılı Kanunun
88/ C Maddesin Uygulaması;
Bilindiği gibi 492 sayılı Kanunun 88/ c
maddesinde "Devlet İl Özel İdareleri, Belediyeler, İktisadi
Devlet Teşekkülleri ve bunlara bağlı resmi müesseseler
tarafından istihdam edilen profesör ve uzmanlarla, bunların
iş sahibi olmayan eş ve çocuklarına harçsız ikamet tezkeresi
verileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümden hareketle, sadece devlet üniversitelerinde görev
yapan öğretim elemanlarına harçsız ikamet tezkeresi
verilebileceği akla gelmekte ise de, Kanunun oluşumunu
sağlayan öğelerden "maksat unsuru" göz önüne alınarak,
ülkemizde akademik araştırma ve öğretim olgusu içinde aktif
görev alan yabancı uyruklu öğretim elemanları ile eş ve
çocuklarına ilgi genelge çerçevesinde tanzim edilecek ikamet
tezkerelerinin, ister devlet ister vakıf üniversitelerinde
olsun, harçsız olarak düzenlenmektedir.
E. 4112 SAYILI KANUN KAPSAMINDA OLAN ESKİ
TÜRK VATANDAŞLARINA YÖNELIK UYGULAMA(PEMBE KART)
Çifte vatandaşlığı kabul etmeyen
ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’de yabancı
muamelesine tabi tutulma endişesi, vatandaşlarımızın yabancı
devlet vatandaşlığına geçmekten vazgeçip yurtdışındaki
haklarından feragat etmelerine neden olunca, Türk
vatandaşlığını kaybetmenin sonuçlarını düzenleyen 403 Sayılı
Türk Vatandaşlığı Kanununun 29 ncu maddesi, bilindiği üzere
07.06.1995 tarih ve 4112 Sayılı Kanun ile değiştirilmiştir.
Böylece, doğumla Türk vatandaşlığını
kazanmış olup da sonradan Bakanlar Kurulundan çıkma izni
almak suretiyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan
kişiler ve bunların kanuni mirasçıları diğer yabancılardan
ayırt edilmiş ve Türkiye Cumhuriyetinin milli güvenliğine ve
kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydı ile bu
kişilerin Türkiye’deki bazı haklarının devamına imkan
tanınmıştır. Bu haklar; ülkede ikamet, seyahat, çalışma,
miras, taşınır-taşınmaz mal iktisabı ve ferağı gibi
haklardır. Uygulamaya ilişkin esaslar aşağıya
çıkartılmıştır.
1-“4112 Sayılı Kanunla Saklı Tutulan
Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” kanunda belirtilen
haklardan yararlanmak isteyen kişilere istekleri üzerine
yurt dışında konsolosluklar, yurt içinde ise Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile İl Nüfus ve
Vatandaşlık Müdürlüklerince verilmektedir.
2-403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun
32 nci maddesine göre,maddede belirtilen şartların varolması
halinde küçük çocukların,vatandaşlıktan izinle çıkan baba ve
analarına bağlı olarak isimleri “Türk vatandaşlığından Çıkma
Belgesi” nde yer aldığından,bu çocuklar için de “4112 Sayılı
Kanununla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin
Belge” düzenlenmektedir.(Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünün 01.08.2000 tarih ve
B050NÜV0070002.145.111-49051 sayılı yazıları.)
3-Bu belgenin sağladığı haklardan
yararlanabilmek için belgenin ibraz edilmesi zorunludur.
4-4112 Sayılı Kanun kapsamında olan
yabancılara verilmekte olan “4112 Sayılı Kanunla saklı
Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” (Pembe Kart),
hukuken yabancı olmuş kişilere ve sadece kanunla belirlenmiş
bazı haklara ilişkin işlemlerde kullanılmak üzere verilmekte
olup, hiçbir zaman “kimlik” olarak algılanmaması
gerekmektedir.
5-Bu kişiler, Türkiye’de Türk
vatandaşlarının olduğu kurallara göre çalışabileceklerinden,
yabancıların tabi olduğu mevzuat çerçevesinde kendilerinden
çalışma izni ve çalışma vizesi alınması gibi prosedürleri
yerine getirmeleri istenilmez.
6-Söz konusu kanunun tanıdığı haklardan
yararlanmak
isteğe bağlı
olduğundan, Pembe Kart Hamili olmasına rağmen bir takım
gerekçelerle yabancı muamelesine tabi tutulmak isteyenlere,
talepleri doğrultusunda yabancı işlemi (ikamet tezkeresi
verilmesi vs.) uygulanır.
Ancak, Pembe Kart Hamili eski Türk
vatandaşları, istek ve iradeleri dışında Pembe Kartın
getirdiği haklardan vazgeçmeleri hususunda zorlanmayarak
kendilerine telkinde bulunulmaz.
7-Pembe Kart hamili olup da Türkiye’de
öğrenim, çalışma yada başka amaçlarla ikamet izni talep
edenlerin ikamet tezkereleri;
a-Öğrenim, çalışma, turizm, akraba
ziyareti, tedavi gibi maksatlarla ikamet izni talep edenlere
verilecek tezkereler, şahısların talepleri doğrultusunda
verilir.
b-Tanzim edilecek ikamet tezkere
süreleri, 5683 Sayılı Kanunun 4360 Sayılı kanunla değişik 9
uncu maddesine göre ikamet tezkerelerinde azamî sınır olarak
belirlenen 5 yılı aşamayacak şekilde tanzim edilir (resen).
c-Pembe Kart hamili olan kişilerin,
doğumla Türk vatandaşı olup da izin almak suretiyle başka
bir ülke vatandaşlığına geçen kişiler olması sebebiyle,
tanzim edilecek ikamet tezkerelerinden, 210 Sayılı Değerli
Kağıtlar Kanunu gereğince alınması gereken tezkere bedeli
hariç, 492 sayılı Harçlar kanunun 88 nci maddesinin (e)
bendinde belirtilen “Türk aslından olup Türk Kültürüne bağlı
ecnebi uyruklular” kapsamında ikamet tezkeresi harcı
alınmadan tanzim edilir.
8-Söz konusu şahısların Türkiye’ye
girişte vize alma yükümlülükleri bulunmadığından bu
kişilerden kesinlikle vize harcı tahsil edilmez.
9-Yine bu belge hamilleri,Türkiye’de
ikamet tezkeresi almaksızın Türk vatandaşı gibi ikamet
edebileceklerinden, kendilerinden vize süresi bittiği
gerekçesi ile herhangi bir cezalı harç ve ikamet tezkeresi
bedeli alınmaz.
Geri Dön
|