BELÇİKA GEZİSİ ARDINDAN

 

Erol ÖZDEMİR*

 

Belçika polis teşkilatı yapısını yerinde incelemek amacıyla 2004 yılı Aralık ayının ilk günlerinde on gün süreyle bu ülkeye giden 14 emniyet müdürü rütbeli görevliden biriydim. 9 ilin emniyet müdürü, bir başmüfettiş, bir polis meslek yüksek okulu müdürü, bir daire başkanı, bir rehber ve ben…

Ziyaret ettiğimiz Belçika 32.545 km2 yüzölçüme sahiptir. 10 milyon insan yaşamaktadır. Yani ülkemizin 25’te biri kadar. 7’de birimiz kadar nüfusu var. Nüfus artış oranı sadece yüzde 0.2. Fert başına düşen milli gelir miktarı 26.000 Euro. Enflasyon yüzde -1,6’dır. Felemenkçe, Fransızca ve Almanca dilleri konuşulmaktadır. Başkent Brüksel’dir. Belçika’da 210.000 Türk yaşamaktadır. Afyon Emirdağ ilçesinden giden çok sayıda yurttaşımız Brüksel’de, kendi ilçelerinin adını verdikleri mahallede yerleşmişlerdir.

Havaalanında, iki emniyet müdürü tarafından karşılandık. Biri emekli olduğu halde protokol işlerinde halen görev yapıyordu. Bir oto ve bir minibüsle kalacağımız federal polis merkezine hareket ettik.

Federal polis merkezi, Emniyet Genel Müdürlüğümüzün Gölbaşı’ndaki tesisleri kadar bir alanda kurulmuştu. Binaların tarihi bir görünümü vardı. 150 yıllık olduklarını öğrendik. Ayrıca binalar arasındaki yolların hâlâ parke taşlardan oluşması, tarihe saygılarının bir ifadesiydi. 

Federal polis merkezi Cavalerie caddesindeydi. Cavelerie, süvari demekti. Atlı polis birlikleri bu merkezde olduğu için cadde, adını bu merkezden alıyordu.

Federal polis merkezinde kısa bir brifing verildi. Polis merkezlerinde kullanacağımız yaka kartlarımız, gece kalacağımız yeri gösteren şema ve odalarımıza girebilmek için anahtar yerine kullanabileceğimiz elektronik kartlar bu sırada dağıtıldı.

Belçika’da yaşayan Türklerden seçilen polislerle yaptıkları görüşmeler sonucunda Türk mutfağına yakın yiyecekler hazırladıkları dikkat çekti.

Her binanın giriş kapısı önünde, buzlanmaya karşı kullanılması için torba içinde tuz bulunuyordu. Bu tuz ihtiyaç halinde, ihtiyaç duyanlar tarafından kullanılmaktadır. Özel bir görevlisi yoktur.

1970’li yıllarda Brüksel’de görev yapan bir müdürümüzün aktardığına göre, kış koşulları için stok edilen tuzun, kış ortasında bitmesi, ilgili Bakanın istifa etmesine yol açmıştı.

İkinci gün bilgilendirme toplantıları başladı. İlk toplantı federal polis merkezinde yapıldı. İnsan kaynaklarından sorumlu genel müdür yardımcısı, polis ve jandarmanın neden birleştirildiği konusunda bilgi verdi.

Belçika’da federal polisin yeniden yapılanmasına yol açan olayların başlangıcı 1980’lere dayanmaktadır.

O yıllarda ortaya çıkan Nivel çetesi silahlı olaylara karışmaktadır. Çatışmalarda 29 kişi hayatını kaybetmiştir. Olayları Cuma akşamları yapmaktalar. Halen yakalanmış değildirler.

Öte yandan CCC Komünist Birlik Hücresi adlı 4 kişiden oluşan bir çete ortaya çıkmıştır. Bu çete, NATO’nun boru hattına saldırıp görevlileri öldürmüştür. Olaylar karşısında asker bile sokakta görev almıştır. Sonuçta yakalanmışlardır. 

Bu olaylar üzerine parlamentoda iki komisyon kuruldu. Her şey düzelmiş derken 1995 yılında Bay Trou olayı oldu. Çocukların kaçırıldığı, hatta öldürüldüğü bu olay Belçika’da büyük infial yarattı. Üstelik, suçlunun 1997 yılında cezaevinden kaçması bardağı taşıran son damla oldu. Brüksel’de 300.000 kişinin katıldığı beyaz yürüyüş yapıldı. İçişleri ve Adalet bakanları istifa etti.

Tüm bu olaylardan sonra kolluk güçlerinin başarısızlık nedenleri araştırıldı. Merkezi koordinasyonun olmadığı görüldü. Jandarma ve polis teşkilatları arasında bilgi alış verişinin iyi düzeyde olmadığı tespit edildi.

O dönemdeki kolluk yapılanması aşağıdaki şekildeydi:

—Jandarmalar vardı

—Yerel polis vardı

—Adli polis vardı. 1.400 kişiydi. Sorgu hâkimliği ve savcılarla görev yapıyorlardı.

—Demiryolu polisi vardı.

—Havaalanları polisi vardı.

—Liman polisleri vardı.

Özellikle çocuk kaçırma olayı, organize olamamış bu kolluk güçlerinin tek bir çatı altında faaliyet göstermesine ön oldu.

Birleşmiş polis yapılanması 1998 yılında yürürlüğe giren yasayla başlamıştır. Buna göre ulusal düzeyde federal polis, 196 bölgede ise yerel polis görevli addedilmiştir. Vatandaş önce yerel polisi aramaktadır. Federal polisle yerel polis arasında hiyerarşik bağlantı yoktur.

Federal polisin üniforma ve araçlarında turuncu, yerel poliste açık mavi renk belirleyici rol oynamıştır.

Belçika’da polis otolarının plakaları da aynı sivil araçlardaki gibi kullanılmaktadır. Beyaz zemin üzerine sarı yazıyla üç harf ve üç rakamdan ibarettir. 

Belçika polis teşkilatının yapısını, görevlerini bizzat birimlerin en üst yetkilileri sunuyordu. Hepsi Power Point programı ile hazırlanan sunularını büyük bir ustalıkla ve dolu dolu anlatıyorlardı. 

YEREL POLİS

196 bölgede uygulanan yerel polis uygulaması 2002’de başlamıştır. 196 bölgenin her birinin içinde bir belediye de vardır, birden çok belediye de vardır. Bu belediyelerden oluşan her bir polis bölgesinin adli birimi, gençlik birimi, müdahale birimi gibi birimleri vardır. Bölgelerin başında birinci sınıf emniyet müdürü varken, alt bölgelerde şube müdürleri ya da komiserler görev alırlar. 

196 bölge otonomdur. Kendi başlarına karar verirler. Bölgenin özelliğine göre bölge planı hazırlarlar. Uyuşturucu, dilencilik gibi hususlar bu planda gösterilir.

Bir belediyenin olduğu yerde, otoriteyi o belediye başkanı sağlar. Yani oradaki polisin amiri o belediye başkanıdır. Birden çok belediyenin bir araya gelmesiyle oluşan bölgede ise onların başkanı polisin amiridir. Belediye başkanı görevlendirme ve yer değiştirme yapabilir, cezalandırma ve ödemelere karar verebilir. Operasyonel konularda ise o bölgenin polis şefi yetkilidir. Her konuda söz sahibi olan belediye başkanının, görevin yapılış biçimine müdahale etmemesi dikkat çekiciydi. Bu, işin erbabına saygının bir ifadesiydi.

Valinin belediyeler üzerinde yetkisi azdır. Belediye başkanının çalışma programını onaylar.

Belediye başkanının yetki ve görev alanına girdiği için, yürüyüş ve mitingde tedbirleri alır. Bu tedbirler alınmıyorsa vali onu ikaz eder. Bir de yeterli düzeyde çalışmadığı kanısı hasıl olursa vali, belediye başkanını uyarır.

Bugünkü yerel polis sayısı 27.200’dür. Ayrıca idari hizmetleri yerine getiren 2.100 sivil görevli vardır.

Yerel polisin yetkileri, çalıştığı bölge ile sınırlıdır. Gerekirse federal polisten yardım isteyebilirler. 

FEDERAL POLİS

Federal polis; jandarma ve polis birleştikten sonra 2001 yılından beri görev yapmaktadır. Polis sınıfından 9.908, sivillerden 2.355 personeli vardır. Bir genel müdür ve 5 genel müdür yardımcısı vardır.

Emniyet Müdürü  :   337

Şube Müdürü                    : 1238

Komiser                : 3914

Polis Memuru                  : 4419

TOPLAM  : 9908

Federal poliste 4.419 polis memuru çalışırken 5.489 rütbelinin çalışması ilgi çekicidir. Bu da birçok hizmetin amirler tarafından yerine getirildiğini gösterme