Asayiş
Dairesi Başkanlığı
Emniyet Genel Müdürlüğü, 4 Haziran 1937 tarihli
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 1. maddesine
uygun olarak kurulmuş, İçişleri Bakanlığı'na bağlı,
yurdun siyasi-adli-idari her türlü emniyet, düzen
ve güvenlik işlerini yürütmekle görevli bir devlet
kuruluşudur.
Asayiş, uygulanmakta olan kanunlarla toplumun yaşantısının
düzenli, güvenli ve devamlı olması hali, yürürlüğe
konulan kanun, tüzük ve yönetmelik, tebliğ ve kararnamelerle
toplum halinde yaşayan kişilerin bazı hürriyetlerinin
kısılması ve çizilen hürriyet sınırını aşmadan yaşamaları
ve bu yaşantı inancının sürekli olması halidir. Asayişin
bozulmamasının temini polisin önleyici idari görevi1,
bozulan asayişin yeniden tesis edilerek kamu düzeni
ve otoritesinin sağlanması da polisin adli görevidir.
Asayiş, ayrıca emniyet, güvenlik, korku ve endişeden
uzak olma, kanun nizam ve hakimiyetin oluşu, huzur,
düzenlik ve sukunet olması hali olarak tanımlanmıştır.2
Emniyet ise devlete, topluma, kişilere mal ve eşyalara
yönelik sabotaj tehlikesi ve kazaları önlemek için
alınan hukuka uygun önlemlerin tümünü ve bu önlemlerin
alınmış olduğu hali veya kişide ve toplumda namusuna,
canına, malına ve özgürlüğüne karşı bir davranış
olmayacağı fikrinin, duygusunun ve kanaatinin yerleşmiş
bulunduğu durum şeklinde ifade edilmiştir.3
10 Nisan 1845 tarihinde yayımlanan ve yabancı misyonlara "Teskere-î
Umumı" şeklinde gönderilen "Polis Nizamnamesi"nde
ilk defa emniyet ve asayişin temini ile görevli bulunanlara "Polis" denmiş
ve 17 maddeden oluşan nizamname ile polisin ahalinin
güvenliğini korumakla vazifeli olduğu kayıt altına
alınmıştır.4
Asayişe yönelik olayların yurt çapında asgari düzeye
indirilmesi, ülke genelinde meydana gelen asayiş
olaylarının faillerinin yakalanmasının, yakalanan
sanık ve şüphelilerin mahkemeye çıkarılmasının sağlanması,
suçların önlenmesi için gerekli her türlü tedbirlerin
alınması için hizmet yöntemlerinin tespiti, gerekli
icra planlarının yapılarak uygulamaya konulmasının
temini, etkin ve caydırıcı önlemler alınması ve adli
işlem yürütülmesine ilişkin taşra birimleri faaliyetlerinin
yönlendirilmesi Asayiş Dairesi Başkanlığı'nca yürütülen
temel hizmetlerdir.
Bu durumda Asayiş Dairesi Başkanlığı; hizmetlerinin
ilgili mevzuat ve hizmet gereklerine uygun şekilde
yürütülmesini sağlamak, suç ve suçlular hakkında
gerekli her türlü bilgiyi değerlendirmek ve taşra
teşkilatının çalışmalarına yön vermek, birimler arası
koordinasyonu sağlamak, istatistiki verilere göre
belirli süreler içinde çeşitli suçlarda kaydolunan
artış ve azalışların tahlil ve değerlendirmesini
yaparak konuya ilişkin görüş ve önerileri üst makamlara
sunmak, taşra birimlerinin ihtiyaçlarının tespiti
ile karşılaşılan aksaklıkların giderilmesi için gereken
tedbirleri almak, toplumsal olaylarda görevlendirilmek
amacıyla kurulan Polis Çevik Kuvvet birimlerinin
personel, araç, gereç, teçhizat ve her türlü donanım
ile eğitim ve yerleşim ihtiyaçlarını tespit edip
planlamak, bu ihtiyaçların giderilmesine ilişkin
gerekli işlemleri yapmakla görevlidir.
Asayiş Dairesi Başkanlığı, ülkenin genel asayişine
ilişkin görevleri nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü'nün
kuruluşundan bu yana faaliyette olan en önemli ana
hizmet birimlerinden bir tanesidir. Kurulduğunda
çok geniş bir hizmet alanı çerçevesinde görev yapan
Asayiş Dairesi Başkanlığı uluslararası ve ulusal
alanda meydana gelen değişim, gelişim ve yeniliklere
bağlı olarak belirli sürelerde yeniden yapılandırılmış,
ülke genelinde meydana gelen teknik, sosyal ve kültürel
gelişmelere bağlı olarak çeşitli uzman birimler Asayiş
Dairesi Başkanlığı'ndan ayrılarak görev ve hizmet
anlayışı itibariyle ayrı bir birim haline getirilmiştir.
Emniyet Teşkilatı, yürütülen polisiye faaliyetlerin
bir gereği ve suçlarda kullanılan yeni yöntem, teknik
ve hususlara bağlı olarak sürekli suçlarla mücadelede
aktif olmak, bunun için de gerekli olan bilgi ve
araç-gereç donanımına sahip bulunmak mecburiyetindedir.
Asayiş Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen parmakizi,
olay yeri inceleme ve teknik takip hizmetleri, bilgisayar
sistemine sahip tahdit on-line bağlantıları, asayiş
suçlarının takibinde kullanılan yeni idari ve adli
tedbirlerin alınması için çalışmalar yürütülmesi,
mevzuatın gelişen, değişen ve ilerleyen dünya standartlarına
ve uluslararası mevzuata uygun hale getirilmesi Emniyet
Teşkilatının gelişiminde ve hizmet kalitesinin artırılmasında
başta gelen hususlar ve bu çerçevede Asayiş Dairesi
Başkanlığı'nca yürütülen hizmetler de polisiye faaliyetlerin
etkinliğinde belirleyici unsurlardır.
Asayiş, çevik kuvvet, parmakizi ve önleyici hizmetler
birimlerinin modernizasyonu açısından bu birimlerde
kullanılan teçhizat ve araç-gerecin öncelikli olarak
tespitinin yapılması, kullanım yönünden faydalarının
belirlenerek uygulamalara aktarılması, hizmet açısından
gerekli görüldüğünde alımının yapılarak ilgili birimlerce
kullanılmasının sağlanması, uygulamada görülen aksaklıklar
ve eksikliklerin tespit edilerek mevzuat, adli ve
idari uygulamalar yönünden tedbirler alınması, hizmetin
modern, kaliteli ve halkla iyi ilişkiler bağlamında
sürdürülmesi, insan kaynaklarının asayiş hizmetlerinde
etkin kullanımı ve personelin asayiş hizmetlerinin
yürütülmesinde rasyonel istihdamı, uygulamada yürütülen
hizmetlerin temel kriterlerini belirleme de Asayiş
Dairesi Başkanlığı'nca yürütülen önemli fonksiyonel
hizmetlerdir.
Küçükleri koruma ile ilgili birimlerimiz (25) il
bünyesinde Şube Müdürlükleri seviyesinde teşkilatlandırılmıştır.
Bu birimlerimizin hem suçu önleme hem de suça karışan
çocukların ıslahı, ailelerine ve topluma kazandırılması
konusunda UNICEF ile işbirliği yapılmakta ve bu çalışmalarımız
devam etmektedir. Küçüklerin ıslahı ve sokak çocuklarının
suçlara karışmasını önlemek amacıyla İstanbul, İzmir,
Bursa, Ankara, Antalya ve İçel illeri olmak üzere
toplam (6) ilde çocuk misafirhaneleri tesis edilmiş,
çocukların fiziki ve sosyal rahatsızlıklarının tedavi
amacıyla bu yerlerde gerekli olan psikolog ve tıp
doktarları istihdam edilmiştir.
Teşkilatımızın vitrini konumundaki Motorsikletli
Polis Timleri (Yunuslar), ülke genelinde ilk olarak
1993 yılında göreve başlamış olup, halen 20 il bünyesinde
modern teçhizat ve yaklaşık (1000) personeli ile
hizmetlerini sürdürmektedir.
Personelin adli görevleri kapsamındaki olay yeri
inceleme, eşkal tespit ve parmak izi hizmetlerinin
yeniden yapılandırılması amacıyla "İl Emniyet
Müdürlükleri Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme
Şube Müdürlüğü Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği" 24.09.1996
tarihli Bakanlık Makamının onayı ile yürürlüğe girmesiyle
bu yönetmelik gereğince; Ankara, İstanbul, İzmir,
Adana, İçel, Gaziantep Diyarbakır, Bursa, Antalya
gibi özel statülü illerimiz ile Şanlıurfa, Kocaeli,
Kayseri gibi (A) tipi illerimiz de olmak üzere toplam
12 ilimizde Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme Şube
Müdürlüğü kurulmuştur.
Bu sayı ülke genelinde artırılmaya çalışılmaktadır.
Şube Müdürlüklerine bağlı teknik bürolar 81 İl ve
buna bağlı 68 ilçede 206 amir ve 978 memurla teşkilatlanmış
olarak hizmet vermektedir.
Laboratuarlar; Olay yerlerinde uzmanlarca tespit
edilen görünmeyen parmak izlerinin fiziksel ve kimyasal
metodlar kullanmak suretiyle görünür hale getirilmesi
için çalışmaların yapıldığı teknik bürolara bağlı
olarak hizmet veren birimlerdir. Ülke genelinde sayısını
artırmak için faaliyetler devam etmektedir.
Parmak izlerini geliştirmek için her türlü bilimsel
metodun kullanıldığı bu birimler, teşkilatın suçla
mücadelede en etkin olarak çalışan koludur. Şu anda
23 ilde mevcut olan ve 2 ilde de inşaatı devam eden
toplam 25 laboratuarımız mevcuttur.
Olay yerinde daha etkin ve verimli bir inceleme
yapılmasını sağlaması yanında elde edilen delillerin
zaman kaybedilmeden ilk labaratuar incelemesine imkan
tanımaktadır. Hareketli (mobil) laboratuar diyebileceğimiz
olay yeri araçları olay yeri incelemesinde kullanılan
bir çok teknik cihazı bünyesinde bulundurmaktadır.
Ülke genelinde şu anda 16 ayrı ilimizde toplam 32
adet olay yeri aracı aktif olarak kullanılmaktadır.
Şu an itibariyle satın alınmış ancak iç dizaynı yapılmamış
7 ayrı ilimizde 7 araç mevcuttur.
AFIS (Otomatik Parmak İzi Teşhis Sistemi); AFIS
terimi Automated Fingerprint Identification System
kelimelerinin başharflerinin birleştirilmesinden
oluşmakta ve "Otomatik Parmak İzi Teşhis Sistemi" anlamına
gelmektedir. Bu sistemde tek parmak ve on parmak
izleri scanner (tarayıcı) veya CCD kamera aracılığıyla
bilgisayar ortamına atılmakta, işlenip tüm düzeltme
işlemleri yapıldıktan sonra yine otomatik olarak
karşılaştırma yapacak seviyeye gelmektedir.
AFIS saniyede 26.000 karşılaştırma yapabilen bir
sistemdir. (Bu sayı çok daha fazla arttırılabilir)
Bu hızı ve özelliği ile parmak izi arşivlerinde bulunan
milyonlarca iz arasından aranan özellikleri doğru
olarak bulması saniyeler almaktadır. AFIS projesinin
amacı; parmak izi tespit ve teşhis işlemlerine büyük
bir doğruluk ve hız kazandırmaktır. Bu sistem manuel
yapılan hataları en aza indirip, bir parmak izi uzmanının
olay yerinden bulup aylarca araştırdığı bir izi bir
kaç dakika içinde bulup kesin sonuç alması suretiyle
zaman ve iş gücünden çok büyük tasarruf sağlamaktadır.
Benzer tasarrufların sağlanması amacıyla tahditli
ve aranan kişi bilgilerinin kaydının bulunduğu bilgisayar
programı tüm Türkiye'yi kapsayacak şekle getirilmeli
ve gerek duyulan niteliklere haiz bilgisayar ve teknik
takip cihazlarının uluslararası standartlar gözönünde
bulundurularak alımı ve kullanımı için mali kaynak
sağlanmalıdır.
Ülke genelinde programı uygulayacak ve 2000 Polnet
projesine uygun faaliyet yapacak şekilde ilgili personelin
bir plan dahilinde teknik cihazlar ve proje konusunda
eğitimi sağlanmalıdır.
1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'na uygun olarak
taşra teşkilatı birimlerinde yer alan en alt birimden
en üst birime kadar bütün birimlerin bilgisayar bağlantıları
ile tüm yurt sathında birbirleriyle haberleşmelerini
sağlayacak ve şahısların kimlik bilgilerini ihtiva
edecek bu projenin hayata geçirilebilmesi için mali
kaynak sağlanmalı ve karakol birimlerinin bu çerçevede
yeniden yapılandırılması ya da polis merkezleri projesinin
uygulamaya geçirilmesi için gerekli mali kaynağın
sağlanarak her iki projenin birlikte yürütülmesi
sağlanmalıdır.
Polis merkezleri projesi ile dağınık şekilde olan
karakollara aktarılacak ödeneklerin tek bir merkeze
aktarılarak verimli bir şekilde kullanılmasına zemin
hazırlanacaktır. Dağınık karakol yapısı içerisinde
yetersiz şartlarda görev yapmak durumunda olan personel
çağdaş ve motorize ekiplerle donatılmış, sosyal ve
teknik kapasitesi yüksek belirli sayıda olan polis
merkezlerinde istihdam edilebilecektir. Danışma ve
halkla ilişkiler hizmetleri daha sağlıklı yürütülebilecek,
halkın polise güveni artacaktır.
Sonuç olarak, yürütülen bu hizmetlerle Asayiş Dairesi
Başkanlığı hizmetlerinin günün değişen ve gelişen
koşullarına uygun olarak devamlı surette revize edilmesi,
personelin motivasyonunun üst seviyelere çıkarılarak
aidiyet duygusunun pekiştirilmesi, asayiş ve Çevik
Kuvvet birimlerinin yeniliğe açık hizmet birimleri
haline getirilerek devamlı olarak yeniden organizasyonu
ve genel anlamda bütün Teşkilatın 21. yüzyılın gerektirdiği
niteliklere kavuşturulması amaçlanmaktadır.
Geri Dön
|