Skip Ribbon Commands
Skip to main content

ANASAYFA

:

Kriminal Polis Labaratuvarları Dairesi Başkanlığı

Emniyet Genel Müdürlüğü
Türk Emniyet Teşkilatında bilimsel ve teknik çalışmalar "parmak izi" ile başlamıştır. Batıda parmak izi etüt sahasını aşıp, yeni gelişmeye başladığı ve dünyanın her tarafına yayıldığı bir sırada, Türkiye'ye gelen bir Macar mültecisi (Yusuf Cemil Bey, 1910) Türk Polisine ilk tekniği parmak iziyle getirmiştir.
 
Emniyet Teşkilatının en yüksek meslek derecelerine kadar amir yetiştiren Polis Akademisi (önceki ismiyle Polis Enstitüsü) açıldığı yıllarda, öğrencinin teknik yönden bilgi ve görgüsünün artırılması amacı ile polis laboratuarı da ihmal edilmemiş, daha önce batıda eğitim gören elemanların çalışmaları sonucu, 1938 yılında, küçük çapta bir eğitim "Kriminalistik Laboratuarı" kurulmuş ve bugünün Kriminal Polis Laboratuarlarının nüvesi oluşturulmuştur.
 
İlk zamanlarda, sayıları az olan öğrencilerle laboratuar uygulamaları yapılabilmiştir. Bu uygulamalarda öğretmen ve asistanlar bizzat çalışmış, öğrenciler gözlemci olarak çalışmaları izlemişlerdir.
Daha sonraki yıllarda, öğrenci sayısının artması, yeni getirilen cihaz ve aletlerin hassaslığı, çeşitli birimlerden ve adli mekanizmadan gelen ekspertiz işlerinin artması ve gizli kalma mecburiyeti, bu şekilde çalışmalara imkan vermemiş, laboratuar daha çok enstitü mezunu öğrenciler arasından seçilen yetenekli asistanların yetiştirilmesi ile meşgul olmuştur.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, İsviçre'den getirilen bir yabancı uzman kriminalistik laboratuarının ilk kurucuları olan uzmanların yetiştirilmelerinde büyük fayda sağlamıştır.
Yine bu yıllarda Ankara'daki Alman Büyükelçisi Von Papen'e yapılan suikastın tetkikinde bir tabancanın kazınmış numarasının okunması, bu konuda yapılan çalışmaları tanıtmış ve o günden bu yana hızla artan bir tempo ile çeşitli birimlerce talep edilen ekspertiz işleri yapılagelmiştir.
 
Laboratuarın bir ekspertiz laboratuarı şeklini alması ve kendi çapında birtakım başarılara ulaşması, daha sonra davet edilen Amerikalı uzmanlarca da tasvip görmüş ve polis laboratuarında FBI'nin küçük bir modelinin kurulması düşünülerek, cihaz ve alet bakımından takviyesi ve İstanbul'da ikinci bir laboratuarın açılması cihetine gidilmiş, laboratuar elemanlarının da Amerika'ya ihtisasa gönderilerek bilgi ve görgülerinin artırılması sağlanmıştır.
 
1960 yılında, o yılların kriminalistik laboratuarı için gerekli cihaz ve aletler ile yetişmiş uzman personel temini neticesinde, polisten ve adli mercilerden intikal eden balistik ve sahtecilik konuları ile ilgili olayların isabetli çözümlerini gösteren ekspertiz raporlarının davaların sonuçlanmasında mahkemelere ışık tutması, laboratuarın iş hacmini günden güne artırmış, zamanla yer ve yetişmiş personel kifayetsizliği baş göstermiştir.
 
Bu nedenle, kriminalistik laboratuarı 1967 yılında, Emniyet Sarayı'nın bir katını işgal eden Emniyet Genel Müdürlüğü 5. Şube Müdürlüğü ile birleştirilmiş ve böylece Kriminal Polis Laboratuarı Polis Enstitüsünden tamamen ayrılmıştır. Ayrıca aynı yıl İstanbul'da, 1971 yılında İzmir'de laboratuar kurularak faaliyete geçirilmiştir.
 
Daha sonraki yıllarda ülkemizdeki terör ve anarşi olaylarının yoğunlaşması ve bu çeşit olayların en iyi şekilde laboratuarlar tarafından ortaya konan maddi delil ve irtibatlarla çözülmeleri ve çökertilmeleri karşısında, bu hizmetten istifade edemeyen diğer bölgelere de acilen laboratuar kurulması ihtiyacı hasıl olmuştur. Ancak, yeterli sayıda uzman personel bulunamayışı ve yetiştirilmesinin de uzun zaman alması sebebiyle, istenilen sürede ve sayıda laboratuar kuruluşu sağlanamamıştır.
1976 yılına kadar Kriminal Polis Laboratuarları Şube Müdürlüğü şeklinde kuruluşunu devam ettirmekte iken, 1977 yılında Kriminal Polis Laboratuarları Daire Başkanlığı ihdas edilmiş ve buna bağlı şubeler kurulmuştur.
İl Emniyet Müdürlüklerinden gelen yoğun istek, Genel Müdürlüğümüz ve Bakanlığımız yetkililerinin konuya ağırlık vermeleri üzerine, belirli bir zaman dilimi içerisinde gerekli personel, araç-gereç kaynağı sağlanarak, 1979'da Adana, 1981'de Samsun, 1983'de Diyarbakır, 1985'de Erzurum ve 1997'de Bursa İllerinde bölgesel hizmet verecek şekilde laboratuar kuruluşu gerçekleştirilmiştir.
 
Halen merkeze ilaveten, yukarıda açıklanan altı bölge merkezinde faaliyetlerini sürdüren kriminal laboratuarlar, mevcut hizmet branşlarını en yüksek standartlarda devam ettirmenin yanında, daha da geliştirmek ve yeni uzmanlık branşları ilave edebilmek uğraşısı içindedir.
 
Nitekim, basit bir molotof kokteyli ile başlayan patlama ve bomba olayları, 1975 yılından sonra saatli, pankartlı, elektrikli ve elektronik devreli çeşitli bubi tuzaklarına dönüşmüş, halkımızın ve güvenlik kuvvetlerimizin canına ve malına büyük zararlar verdiği gibi, önemli bir moral faktörü olarak devletimizin istikrarı ve itibarını da zedeleyici aşamaya ulaşabilmiştir.
 
Bu görevin sahipsizliği karşısında konusu ile irtibatlı olmamakla beraber, 1979 yılından itibaren bu hizmet Kriminal Polis Laboratuarlarınca üstlenilmiş, hazırlanan yoğun eğitim programları ve araç-gereç alımlarıyla önemli bir mücadele verilerek Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü kurulmuş; halen bütün illerimizde hizmet yürüten bomba imha uzmanları eğitilerek olaylara müdahale ve olay sonrası delilleri toplama bakımından bütün bilgileri kapsayan bir Milli Bomba Bilgi Merkezi oluşturulmuştur.
 
1979 yılında ilk olarak merkezde, daha sonraki yıllarda, kuruluşlarını müteakiben diğer bölge laboratuarlarında kimya bölümü faaliyete geçirilmiş ve maddi suç delillerinin kimyasal analiz ve incelemelerinin yapılabilmesi sağlanmıştır.
 
Yine, son yıllarda meydana gelen olaylarda, kan, kıl, meni ve benzeri vücut sıvılarının analizlerine ihtiyaç duyulması üzerine, 1987 yılında Ankara ve 1991 yılında İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuarında biyoloji bölümü devreye sokulmuştur. Biyoloji laboratuvarlarımızda son yıllarda DNA analizleri yoluyla kimlik tespiti yapılmaya da başlanılmıştır.
 
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 21.01.1991 tarih ve 3518 Sayılı Kanunla değişik 16'ncı maddesine istinaden alınan 29.11.1993 tarihli bakan oluruyla yürürlüğe giren "Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığı ve Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlükleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği" ile kuruluş, görev ve çalışma esasları düzenlenmiştir.
 
27 Ekim 1996 tarih ve 22800 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 17.10.1996 tarih ve 4199 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi; Emniyet Teşkilatı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Ek Maddeler Eklenmesi; 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Ek 7. maddesi ile 20 adet kriminal laboratuar müdürü kadrosu ihdas edilmiş, merkez ve taşrada kullanım için gerekli tüm prosedürler ikmal edilmiş, 9 Ocak 1998 tarih ve 23225 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 97/10460 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 7 Kriminal Polis Laboratuarının ve uhdelerindeki 7'şer şube müdürlüğünün kuruluşu yapılmış, 20.05.1998 tarihli bakan onayı ile Daire Başkanlığı ve bağlı Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüklerinin kuruluşu tamamlanmıştır.
 
Kriminal Polis Laboratuarlarının görevi genel olarak "..adli ve idari soruşturmalar sırasında elde edilen maddi delillerin, bilimsel usullerle incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle, suç ve suçlunun tespit ve ispatında teknik hizmet yürütmek" olarak tanımlanmaktadır. Ancak, bu hizmetle ilgili olarak bilimsel araştırmalar yapmak, yeni metodlar ve cihazlar geliştirmek, bunları uygulamaya geçirmek, teşkilat mensuplarımızı eğitmek gibi görevleri de vardır.
 
Suç soruşturmalarında, olay yerinden elde edilen delillerin değerlendirilmesi suretiyle suçu ispat etmek, gerçek suçluya ulaşmak ve bu işleri zamanında yapmak, insan hakları açısından oldukça önemlidir. Teşkilatımız içerisinde bu görevi yerine getirmek üzere yapılanmış KPL görevini layıkıyla yerine getirebilmek çabası içerisindedir.
 
Kriminal Polis Laboratuarlarının hedefi, Avrupa ve dünya polis ve adli teşkilatlarınca tanınan, güvenilen, diğer ülke kriminal laboratuarlarına teknoloji ihraç eden öncülük yapan laboratuar olmaktır.
 
Bu hedef doğrultusunda, önem verdiği hususlardan birisi insan kaynaklarına yatırım yapmaktır. Özellikle son yıllarda, olay yerini layıkıyla araştıran, delilleri eksiksiz toplayabilen, toplanan bu delilleri ilim ışığında değerlendirebilen uzmanları yetiştirmek için çaba sarfedilmektedir.
 
Ülkemiz nüfusunun artması, teknolojinin gelişmesi ve suçun çeşitlenmesi, yeni laboratuarların açılmasını, teknoloji transferini, personel takviyesini ve dolayısıyla yeni kriminal laboratuarlar binalarının inşa edilmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda, gerekli çalışmalar yürütülmektedir. Emniyet hizmetleri içerisinde Kriminal Polis Laboratuarları, insan haklarına uyularak delilden sanığa gitme yöntemiyle gerçek suçluların tespiti konusunda önemli bir misyon üstlenmiştir.
 
Türkiye'de 8 ilimizde teşkilatlanmış olan bu birimimiz bu misyonunu, yetişmiş uzman kadrosu, üstün teknoloji ürünü ekipmanıyla başarıyla yerine getirmektedir. Dünyamızda bir ilim-cürüm savaşı süregelmektedir. Sınırların kaldırıldığı, suç unsurunun sınır tanımadığı günümüzde, her geçen gün inanılmaz bir hızla gelişen teknoloji, sadece legal güçler tarafından değil, aynı zamanda illegal güçler tarafından da yakinen takip edilmektedir. Diğer yönden "polisin karalanması" ve "inkar müessesesi" unsurlarını gözönüne aldığımızda Kriminal Polis hizmetlerinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
 
Bilimsel olarak desteklenmeyen, somut olarak ortaya konmayan kanıtlar, hukuksal yönden havada kalır ve bu bağlamda herhangi bir anlam ifade etmezler. Böylesi bir durum, ülkemizin, dolayısıyla da teşkilatımızın gerek ulusal, gerekse uluslararası platformlarda zor duruma düşmesi demektir. Bu bilinçle önemli bir misyon üstlenen Kriminal Polis Laboratuarları üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirme azim ve kararlılığı içerisinde hizmetlerine devam etmektedir.